ABD Senatörü Sheldon Whitehouse, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) teşkilatının şiddet yanlısı aşırılıkçılar tarafından sızıldığı iddialarına karşı, kurumun bu suçlamaları çürütmesi gerektiğini söyledi. The Intercept’in yayımladığı bir rapora atıfta bulunan Senatör, ICE’nin beyaz milliyetçilerin övdüğü işe alım materyalleri kullandığını belirtti. Whitehouse, DHS’ye (İç Güvenlik Bakanlığı) yazdığı mektupta, bu durumun kurumun itibarını zedelediğini ve halkın güvenini sarsarak terörle mücadele çabalarını baltaladığını vurguladı.
Beyaz Milliyetçi Bağlantılar ve İşe Alım Skandalı
The Intercept’in soruşturması, ICE’nin işe alım materyallerinde kullanılan bazı görsellerin ve dilin, beyaz milliyetçi çevrelerde popüler olan sembol ve ifadelerle örtüştüğünü ortaya koydu. Örneğin, bir işe alım videosunda kullanılan bir müzik parçası, beyaz üstünlükçü gruplarca sıklıkla kullanılan bir marş olarak biliniyor. Ayrıca, bazı broşürlerde kullanılan “Sınırı Koru” sloganı, aşırı sağ gruplar tarafından benimsenmiş bir ifade. Whitehouse, bu tür materyallerin sadece aşırılıkçıları cesaretlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda farklı etnik kökenlerden gelen çalışanlar arasında güvensizlik yarattığını belirtti. Senatör, DHS Genel Müfettişliği’nin konuyu soruşturmasını ve ICE’nin bu tür bağlantılardan arındırıldığını göstermek için şeffaf bir şekilde rapor vermesini talep etti.
Küresel Boyut: ABD Güvenlik Kurumlarında Aşırılıkçı Tehdit
Bu olay, ABD güvenlik kurumlarında aşırılıkçı ideolojilerin yayılmasına dair endişeleri yeniden alevlendirdi. 2021’de Pentagon, aktif görevdeki askeri personel arasında aşırılıkçı faaliyetleri araştırmak için bir çalışma başlatmıştı. Benzer şekilde, DHS de kendi içinde aşırılıkçı unsurlarla mücadele etmek için 2022’de bir politika değişikliği yapmıştı. Ancak The Intercept’in raporu, bu önlemlerin yetersiz olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, federal kurumlardaki aşırılıkçı sızmanın, ABD’nin iç güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve terörle mücadele çabalarını zayıflattığını savunuyor. Bu durum ayrıca ABD’nin uluslararası itibarını da olumsuz etkileyebilir, zira ABD sık sık diğer ülkelerdeki kurumlarda aşırılıkçılıkla mücadele çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin güvenlik kurumlarındaki aşırılıkçı sızma iddiaları, Türkiye’nin terörle mücadele konusundaki hassasiyetini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, PKK, FETÖ ve DEAŞ gibi örgütlerle mücadele ederken, ABD’nin bu tür iç tehditlerle başa çıkma kapasitesi, iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımını ve ortak operasyonları etkileyebilir. Özellikle, ABD’nin beyaz milliyetçi bağlantılı aşırılıkçılarla mücadelede zafiyet göstermesi, terör örgütlerinin ABD içinde faaliyet göstermesine fırsat tanıyabilir. Bu da Türkiye’nin güvenliğini doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Ayrıca, ABD’nin bu konuda etkili önlem almaması, uluslararası alanda terörle mücadele konusunda çifte standart eleştirilerini artırabilir.