ABD Senatosu'nda, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri müdahalesini sınırlandırmayı hedefleyen bir tasarı Perşembe günü yapılan oylamada dar bir farkla reddedildi. Söz konusu tasarı, Başkan Trump'ın Kongre onayı olmadan İran'a savaş ilan etmesini engellemeyi amaçlıyordu. Oylama sonucu, Amerikan siyasetinde İran politikası ve başkanlık savaş yetkileri konusundaki derin ayrılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Tasarıya beş Cumhuriyetçi senatör destek verirken, çoğunluk partinin tutumu belirleyici oldu. Bu gelişme, Trump yönetiminin İran'a yönelik artan askeri tehditleri ve son dönemdeki gerginliklerin ardından geldi.
Oylama Süreci ve Cumhuriyetçi Senatörlerin Tutumu
Oylama, Senato'da 50'ye karşı 50 eşitlikle sonuçlandı; ancak Başkan Yardımcısı Mike Pence'in oy kullanmasına gerek kalmadan, Cumhuriyetçi çoğunluk liderliği tasarının geçmesini engelledi. Tasarıya destek veren Cumhuriyetçi senatörler arasında Susan Collins (Maine), Lisa Murkowski (Alaska), Rand Paul (Kentucky), Mike Lee (Utah) ve Jerry Moran (Kansas) bulunuyordu. Bu isimler, başkanlık savaş yetkilerinin Kongre tarafından denetlenmesi gerektiğini savunarak, anayasal sorumluluklarını yerine getirdiklerini belirttiler. Özellikle Rand Paul ve Mike Lee, uzun süredir başkanlık yetkilerinin sınırlandırılması yönünde görüşleriyle biliniyor. Ancak tasarının geçmesi için gereken 60 oya ulaşılamadı.
Tasarı, Trump'ın geçtiğimiz yıl içinde İran'a yönelik askeri harekat emri vermesinin ardından, Kongre'nin savaş ilan etme yetkisini yeniden tesis etmeyi amaçlıyordu. Anayasa'ya göre savaş ilan etme yetkisi Kongre'ye ait olsa da, başkanlar son yıllarda geniş yetkiler kullanarak askeri operasyonlar düzenliyor. Bu oylama, 2001 ve 2002'de kabul edilen terörle mücadele ve Irak'a müdahale yetkilerinin hâlâ yürürlükte olması nedeniyle başkanların geniş hareket alanına sahip olduğu bir dönemde gerçekleşti. Demokratlar, Trump'ın İran politikasının ülkeyi yeni bir savaşa sürükleyebileceği endişesini taşıyor.
Tasarının İçeriği ve Siyasi Arka Plan
Söz konusu tasarı, Virginia Senatörü Tim Kaine tarafından hazırlandı. Tasarı, Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri güç kullanımını, Kongre'nin açık onayı olmadan yasaklamayı öngörüyordu. Kaine, oylama öncesinde yaptığı konuşmada, "Anayasa bize savaş ilan etme yetkisini veriyor, bu yetki tek bir kişiye ait değil" diyerek, Kongre'nin denetim rolünü vurguladı. Demokrat senatörlerin tamamı tasarıya destek verirken, bazı Cumhuriyetçiler de başkanlık yetkilerinin kötüye kullanılmasına karşı duruş sergiledi.
Ancak Beyaz Saray, tasarıya şiddetle karşı çıktı. Başkan Trump, oylama öncesinde yaptığı açıklamada, "İran'a karşı en sert şekilde hareket etme hakkımızı saklı tutuyoruz. Bu tasarı, Amerika'nın güvenliğini zayıflatır" ifadelerini kullandı. Cumhuriyetçi Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell ise, tasarının ulusal güvenliği tehlikeye attığını savunarak, "Düşmanlarımız bu tür mesajları zayıflık olarak algılar" dedi. Oylama, Kongre'nin iki kanadında da benzer girişimlerin olduğu bir dönemde gerçekleşti; Temsilciler Meclisi'nde de benzer bir yasa teklifi bulunuyor, ancak orada Demokrat çoğunluk sayesinde geçmesi muhtemel.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Bu oylama, ABD-İran ilişkilerindeki gerginliğin bir yansıması olarak ortaya çıktı. Son aylarda İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdı ve Basra Körfezi'nde ABD ile İran arasında zaman zaman çatışmalar yaşandı. Trump yönetimi, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları sürdürürken, askeri bir seçeneği de masada tuttuğunu defalarca dile getirdi. Tasarının reddedilmesi, Trump'a İran konusunda daha serbest hareket etme imkanı tanıyor. Ancak Kongre'nin bu konudaki hassasiyeti, gelecekte benzer girişimlerin olabileceğini gösteriyor.
Uluslararası arenada, Avrupa ülkeleri ve Rusya, ABD'nin İran'a yönelik tek taraflı askeri müdahalesine karşı çıkıyor. Avrupa Birliği, İran nükleer anlaşmasının korunmasından yana. Bu oylama, ABD'nin İran politikasında yalnızlaşabileceği sinyalini veriyor. Ayrıca, Ortadoğu'da yeni bir savaşın önlenmesi açısından Kongre'nin dengeleyici rolü önem taşıyor. Ancak tasarının reddi, bölgede tansiyonun düşmeyeceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve bölgesel istikrar açısından gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerinde risk oluşturuyor. Türkiye, İran'a yönelik askeri bir müdahaleye karşı çıkmış, diplomatik çözümü savunmuştu. Senato'daki oylama, ABD'nin İran politikasında Kongre'nin fren mekanizmasının sınırlı olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, olası bir savaş, Türkiye'ye yönelik mülteci akını ve ekonomik istikrarsızlık riskini artırabilir.