Manchester City'nin kanat oyuncusu Savinho'nun 75 milyon sterlinlik bonservis bedeliyle Tottenham Hotspur'a transferi, Abu Dabi merkezli çoklu kulüp modelinin bir spor başarısı olup olmadığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. Brezilyalı oyuncunun yalnızca bir sezon önce City Group'un bir parçası olan Troyes'den 15 milyon sterline transfer edildiği düşünüldüğünde, bu satıştan elde edilen kazanç, kulüp sahiplerinin finansal stratejisinin ne kadar kârlı olduğunu gözler önüne seriyor.
Çoklu Kulüp Modelinin Arka Planı
City Football Group (CFG), dünya genelinde onlarca kulübü bünyesinde barındıran bir yapılanmayla biliniyor. Bu model, oyuncuları düşük maliyetle alt kulüplerden alıp ana kulüpte değerlendirme veya yüksek fiyata satma üzerine kurulu. Savinho'nun 2023'te Troyes'den Manchester City'ye katılımı, aslında onun Fransa'daki performansını izlemek üzere bir sezonluğuna Girona'ya kiralanmasıyla başladı. Girona'da gösterdiği üstün performans, onu City'nin kadrosuna taşıdı; ancak düzenli forma şansı bulamayan oyuncu, Premier League'deki ilk sezonunda yalnızca 20 maça çıkabildi.
Bu transfer, CFG'nin oyuncu geliştirme ve kâr etme stratejisinin başarılı bir örneği olarak değerlendiriliyor. Troyes'den 15 milyon sterline alınan oyuncunun 75 milyon sterline satılması, kulüp grubuna net 60 milyon sterlinlik bir kazanç sağladı. Bu durum, finansal fair play kurallarının sıkılaştığı bir dönemde, çoklu kulüp modelinin City'ye nasıl bir mali avantaj sunduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu transferin etkileri yalnızca İngiltere ile sınırlı değil. Çoklu kulüp modeli, özellikle UEFA'nın Financial Fair Play (FFP) ve yeni mali sürdürülebilirlik kuralları çerçevesinde tartışılıyor. UEFA, çoklu kulüp sahipliğine yönelik daha katı düzenlemeler getirmeye hazırlanıyor; ancak bu tür transferler, kulüplerin kendi aralarında oyuncu satışlarıyla kâr elde etmesinin önünü açıyor. Savinho'nun Troyes'den City'ye gelişi, iki kulübün aynı gruba ait olmasına rağmen piyasa değerinin üzerinde bir bonservis bedeliyle yapılmıştı. Bu durum, bazı eleştirmenler tarafından yapay fiyat şişirmesi olarak yorumlanıyor.
Öte yandan, bu model, küresel bir futbol pazarında yetenek keşfini ve gelişimini kolaylaştırıyor. Brezilya gibi ülkelerden genç yetenekler, City Group'un altyapı kulüplerine yönlendirilerek hem Avrupa'ya uyum süreci yaşıyor hem de kulübün finansal kazancına katkı sağlıyor. Bu transferin, UEFA ve FIFA'nın çoklu kulüp sahipliği kurallarını sıkılaştıracağı yönündeki beklentileri de artırdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk kulüpleri için de önemli dersler içeriyor. Türkiye'deki kulüplerin mali yapıları ve altyapıdan oyuncu yetiştirme modelleri, çoklu kulüp yapılanmalarına kıyasla daha az profesyonel. Savinho'nun transferi, oyuncu alım satımından elde edilen kazançların sadece menajerlik firmalarına değil, kulüplere de büyük gelirler sağlayabileceğini gösteriyor. Türk kulüplerinin, bu tür küresel stratejileri örnek alarak altyapı yatırımlarını artırması ve uluslararası pazarda daha aktif olması gerektiği vurgulanıyor. Aksi takdirde, Türk futbolunun küresel rekabette geri kalma riski bulunuyor.