ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, ölümünün duyurulmasından bir gün önce Kiev’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelerek birlikte poz verdi. Güney Karolina temsilcisi olan Graham, uzun süredir Ukrayna’ya askeri desteğin artırılması ve İran’a karşı daha sert yaptırımlar uygulanması için kampanya yürüten isimlerden biriydi. Senatörün bu son ziyareti, özellikle Ukrayna’ya yönelik yardım paketlerinin ABD Kongresi’nde tartışıldığı bir dönemde gerçekleşti. Graham’ın hem İran hem de Ukrayna konusundaki sert tutumu, Washington’daki siyasi dengeler ve küresel güvenlik açısından önemli yankılar uyandırdı.
Graham’ın Ukrayna ve İran Politikalarındaki Rolü
Lindsey Graham, ABD Senatosu’nda “şahin” kanadın en sesli temsilcilerinden biri olarak biliniyordu. Özellikle Ukrayna’ya F-16 savaş uçakları, uzun menzilli füzeler ve mühimmat sevkiyatı için yoğun lobi faaliyeti yürüten Graham, Rusya’nın işgaline karşı Kiev’in elini güçlendirmek için her türlü adımın atılması gerektiğini savunuyordu. İran konusunda da benzer bir duruş sergileyen senatör, Tahran’ın nükleer programına karşı “sıfır tolerans” politikasını destekliyor ve rejim değişikliğine varacak kadar ileri giden yaptırımlar çağrısında bulunuyordu.
Graham’ın bu son Kiev ziyareti, Ukrayna’ya yönelik 61 milyar dolarlık yardım paketinin Kongre’de oylanmasına kısa bir süre kala gerçekleşti. Ziyarette, Ukrayna’nın savunma ihtiyaçları ve İran’ın Rusya’ya sağladığı insansız hava araçları (İHA) ele alındı. Graham, “İran’ın Ukrayna’da Ruslarla işbirliği yapması kabul edilemez. Bu rejime karşı uygulanan yaptırımların katlanarak artması gerek” ifadelerini kullandı.
Küresel Boyut: İran-Rusya İşbirliği ve ABD’nin Cevabı
Graham’ın gündeme getirdiği İran-Rusya askeri işbirliği, özellikle Şahid tipi kamikaze İHA’ların Ukrayna sivil altyapısına yönelik saldırılarda kullanılmasıyla uluslararası toplumun dikkatini çekmişti. ABD, bu işbirliğini engellemek için İran’a yönelik yaptırımları sıkılaştırmış, ancak senatör Graham daha radikal adımlar talep ediyordu. Ona göre, İran’ın petrol ihracatı tamamen durdurulmalı, Devrim Muhafızları terör örgütü listesine alınmalıydı.
Öte yandan, Graham’ın ölümü, Washington’da bu sert duruşun ne kadar devam edeceği sorusunu gündeme getirdi. Cumhuriyetçi Parti içinde Ukrayna desteğine karşı çıkan bir kanat bulunurken, Graham’ın yokluğunda şahin politikaların zayıflayabileceği yorumları yapılıyor. Ancak, İran ve Rusya’ya karşı benzer görüşler taşıyan başka senatörler de bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk rolü oynayan hem de İran’la sınır paylaşan bir ülke olarak Graham’ın politikalarından doğrudan etkileniyor. İran’a yönelik daha sert yaptırımlar, Türkiye’nin enerji ithalatı ve komşuyla ilişkileri üzerinde baskı yaratabilir. Ukrayna’ya askeri yardımın artması ise Karadeniz’deki güç dengelerini değiştirebilir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde savaş gemilerinin geçişini kontrol ederken, artan NATO varlığı Ankara’nın dikkatle izlemesi gereken bir gelişme. Graham’ın ölümüyle ABD’deki şahin sesin kısılması, Türkiye’nin İran ve Rusya ile denge politikasını kısa vadede rahatlatabilir, ancak uzun vadede Washington’da Ukrayna desteğinin azalmasına yol açarsa Ankara’nın arabuluculuk misyonu daha da önem kazanacak.