Suriye'nin yeni yönetimi, ülkeyi küresel finans sistemine yeniden bağlama yolunda önemli bir adım attı. Devlet Başkanı Ahmed eş-Şaraa yönetimindeki geçici hükümet, Visa ve Mastercard'ın ülkede uluslararası kartlı ödeme ağlarını kullanıma açmasına izin verdi. Çarşamba günü yapılan resmi açıklamayla hayata geçen bu düzenleme, Suriye'de uzun yıllardır süren iç savaş ve uluslararası yaptırımlar nedeniyle kesintiye uğrayan bankacılık ve finansal işlemlerin normalleşmesi sürecinde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Visa ve Mastercard'ın Suriye'de hizmet vermeye başlaması, Şam'ın Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından kurulan yeni yönetimin ekonomik reform gündeminin en somut adımlarından biri. 2011'de başlayan iç savaş ve ardından uygulanan ağır yaptırımlar, Suriye'nin uluslararası finansal sistemle bağlantısını büyük ölçüde koparmış, ülke içinde nakit para ekonomisine dayalı bir sistem hüküm sürmüştü. Şaraa yönetimi, iş dünyasını canlandırmak ve yabancı yatırımı çekmek amacıyla finansal altyapıyı modernize etme sözü vermiş, bu kapsamda önceki haftalarda yeni bir merkez bankası başkanı atamış ve döviz kurunda reformlar başlatmıştı.
Anlaşma kapsamında, Suriye'deki bankalar ve finans kuruluşları Visa ve Mastercard'ın uluslararası işlem ağlarına bağlanabilecek. Bu sayede, Suriyeli vatandaşlar ve işletmeler yurt dışına para transferi yapabilecek, online alışverişlerde uluslararası kartları kullanabilecek ve yabancı yatırımcılar daha kolay işlem yapabilecek. Uzmanlar, bu adımın Suriye'nin yeniden inşası için gereken dış kaynaklı fonların ülkeye akışını hızlandırabileceğini belirtiyor. Ancak, ABD ve Avrupa Birliği'nin halen yürürlükte olan yaptırımları, bu ödeme sistemlerinin işleyişinin tam olarak önünde engel teşkil edebilir. Visa ve Mastercard'ın, bu yaptırımların kapsamı dışında kalan bölgelerde ve işlemlerde hizmet vereceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, yalnızca Suriye ekonomisi için değil, tüm Orta Doğu bölgesi ve küresel ödeme sistemleri açısından da stratejik bir anlam taşıyor. Suriye'nin savaş öncesi dönemde finansal açıdan önemli bir merkez olmadığı düşünülürse, bu adım daha çok siyasi ve sembolik bir öneme sahip. Şaraa yönetimi, batılı ülkelerle ilişkileri normalleştirme ve Esad döneminde uygulanan yaptırımların hafifletilmesini sağlama çabasında. Visa ve Mastercard'ın girişi, bu normalleşme sürecinin bir kazanımı olarak görülüyor.
Öte yandan, bu hamle, bölgede dolarlaşma ve dijital ekonominin yaygınlaşması bağlamında değerlendirilebilir. Suriye'de halihazırda yaygın olarak kullanılan ve yaptırımlardan muaf olan yerel ödeme sistemleri bulunuyor. Küresel kart devlerinin pazara girmesi, Rusya ve İran gibi ülkelerin finansal sistemlerinden bağımsızlaşma eğiliminde olan Suriye ekonomisini Batı eksenine daha da yakınlaştırabilir. Ayrıca, bu gelişme, Suriye'nin yeniden imarına yönelik büyük yatırım projelerini finanse etme kapasitesini artırarak, bölgesel güç dengelerinde Ankara, Körfez ülkeleri ve Batı arasındaki rekabette belirleyici olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde sınır güvenliği ve terörle mücadele konularında doğrudan taraf olması nedeniyle bu gelişmeyi yakından izliyor. Şam'ın uluslararası finansal sisteme entegrasyonu, Suriye'nin yeniden imarı ve siyasi istikrarı için kritik bir faktör. Türkiye, bu sürecin, sınır ötesi ticaretin artması ve -güvenlik önlemleri çerçevesinde- ekonomik iş birliğinin gelişmesi açısından fırsat sunduğunu değerlendirebilir. Ancak, yaptırımların sürdüğü bir ortamda bu entegrasyonun ne ölçüde derinleşeceği belirsiz. Türkiye, Suriye'de kalıcı bir çözüm için ekonomik kalkınmanın yanı sıra siyasi sürecin de ilerlemesi gerektiğini savunmakta. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel etkisini artırma politikaları bağlamında, Şam ile ilişkilerini çeşitlendirme ve PKK'nın Suriye kolu YPG'ye karşı mücadelesinde yeni dinamikler yaratabilir.