Yunanistan'ın Santorini adasında, bir bağda şarap üreticisi Yiannis Boutaris, 90 yıl dayandıktan sonra aşırı sıcak ve kuraklık nedeniyle kuruyan bir 'kouloura' asmasını işaret ediyor. Bu geleneksel sepet şeklindeki budama yöntemi, üzümleri kavurucu yaz güneşinden korumak için yüzyıllardır kullanılıyor. Ancak iklim değişikliği, bu kadim teknikleri bile tehdit ediyor. Santorini, sıcaklıkların arttığı ve yağışların azaldığı Akdeniz'deki birçok bölgeden sadece biri. Şarap üreticileri, hayatta kalmak için daha derin kök sistemleri geliştiren asma türlerine yöneliyor ve sulama tekniklerini modernize ediyor. Ada, volkanik toprağı ve eşsiz mikro iklimiyle dünyaca ünlü Assyrtiko üzümünün anavatanı. Ancak son yıllarda ortalama sıcaklıklar 1,5 santigrat derece arttı ve yağış miktarı %20 azaldı. Boutaris, 'Eskiden Ekim ayında hasat yapardık, şimdi Ağustos ayına kadar her şey bitiyor. Asmalar strese giriyor ve şarabın kalitesi düşüyor' diyor.
Geleneksel Yöntemler İklim Değişikliğine Direniyor
Santorini'deki bağcılar, yüzyıllardır kouloura adı verilen alçak, sepet şeklinde asma yetiştirme tekniğini kullanıyor. Bu yöntem, asmaları kuvvetli rüzgarlardan ve kuraklıktan koruyor. Ancak son yıllarda artan sıcaklıklar, bu yöntemin bile yetersiz kaldığını gösteriyor. Boutaris, 'Bu asma 90 yıl dayandı, ama bu yaz onu kaybettik. Sıcaklık o kadar yüksekti ki, köklerden beslenemez hale geldi' ifadelerini kullanıyor. Ada genelinde, bağcılar daha dayanıklı asma türlerine yöneliyor ve damla sulama sistemleri kuruyor. Ancak Santorini'nin kısıtlı su kaynakları, sulama için büyük bir engel teşkil ediyor. Adanın su ihtiyacının büyük kısmı, deniz suyu arıtma tesislerinden karşılanıyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Atina Tarım Üniversitesi'nden Profesör Efthymios Lekkas, 'Santorini iklim değişikliğinin ön saflarında. Eğer burada bağcılar uyum sağlayamazsa, dünyanın diğer şarap üretim bölgeleri de benzer sorunlarla karşılaşacak' diyor.
Küresel Şarap Endüstrisi Tehdit Altında
Santorini'deki durum, küresel şarap endüstrisinin iklim değişikliğine karşı kırılganlığını gözler önüne seriyor. Dünya genelinde, sıcaklık artışı ve düzensiz yağışlar, üzüm hasatlarını ve şarap kalitesini etkiliyor. Fransa, İtalya ve İspanya gibi büyük üreticiler de benzer sorunlar yaşıyor. Ancak Santorini gibi küçük adalar, uyum kapasitesi sınırlı olduğu için daha savunmasız. Uluslararası Bağcılık ve Şarapçılık Örgütü (OIV), küresel şarap üretiminin 2050 yılına kadar %30 azalabileceğini tahmin ediyor. Santorini Şarap Üreticileri Birliği Başkanı Markos Kafouros, 'Biz burada binlerce yıldır şarap üretiyoruz. Ama iklim değişikliği, geleneksel bilgimizi sorgulamamıza neden oluyor. Artık daha bilimsel yöntemler kullanmak zorundayız' diyor. Bazı üreticiler, hasadı daha erken yapmayı deniyor, bazıları ise gölgelik kumaşlar kullanıyor. Ancak bu çözümler geçici. Uzun vadede, asma genetiği ve sulama teknolojilerinde yenilikler gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, dünyanın en büyük beşinci bağ alanına sahip ülkesi ve önemli bir şarap üreticisi. Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Santorini'ye benzer iklim koşullarına sahip. Türkiye'de de sıcaklıklar artıyor ve yağış düzensizleşiyor. Bu durum, özellikle geleneksel bağcılık yöntemlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Türk şarap üreticileri, Santorini'deki gibi adaptasyon stratejileri geliştirmek zorunda. Ayrıca, iklim değişikliği Türkiye'nin tarım politikalarını da etkiliyor. Su kaynaklarının verimli kullanımı ve dayanıklı asma türlerinin geliştirilmesi, hem ekonomik hem de gıda güvenliği açısından kritik. Santorini örneği, Türkiye'nin de benzer önlemleri alması gerektiğini gösteriyor.