Suriye Petrol Şirketi (SPC) CEO’su Yousef Qiblawy, Salı günü Washington’da düzenlenen Atlantic Council Küresel Enerji Forumu’nda yaptığı konuşmada, Irak’ın karayoluyla Suriye üzerinden gerçekleştirdiği ham petrol ihracatının son aylarda önemli ölçüde arttığını açıkladı. Qiblawy, bu artışın Şam yönetiminin yabancı enerji yatırımlarını çekme çabalarıyla paralel ilerlediğini belirtti. Açıklama, savaş nedeniyle yıllardır uluslararası yaptırımlar altında olan Suriye’nin enerji sektöründe yeniden canlanma sinyalleri veriyor.
Gelişmenin arka planı: Irak-Suriye petrol ticareti neden hızlanıyor?
Qiblawy, Irak’tan Suriye’ye yapılan kara yoluyla petrol sevkiyatının hacminin son üç ayda iki katına çıktığını ifade etti. Konuşmasında, bu artışın Suriye’nin rafineri kapasitesini kullanma ve Irak petrolünü uluslararası pazarlara ulaştırma stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı. Suriye Petrol Bakanlığı yetkililerine göre, günlük sevkiyat miktarı 15.000 varil seviyesine ulaştı. Bu rakam, 2020’deki günlük 5.000 varil seviyesine kıyasla ciddi bir artışı temsil ediyor.
Suriye’nin kuzeyindeki Aş Şaddadi rafinerisi ve Humus rafinerisi, Irak petrolünü işleyerek hem iç piyasaya hem de potansiyel olarak ihracata yönlendiriyor. Qiblawy, bu ticaretin Suriye’ye ekonomik canlılık kazandırdığını ancak ülkenin hâlâ büyük ölçüde enerji ithalatına bağımlı olduğunu belirtti. Suriye, savaş öncesi günde yaklaşık 350.000 varil petrol üretirken, bu rakam şimdi 80.000 varil civarında.
Bölgesel ve küresel boyut: Yaptırımlar altındaki Suriye’nin enerji hamlesi
Suriye, 2011’den bu yana süren iç savaş ve ABD’nin Sezar Yasası kapsamındaki ağır yaptırımları nedeniyle uluslararası enerji yatırımlarından büyük ölçüde izole oldu. Ancak Şam yönetimi, Rusya ve İran’ın desteğiyle enerji altyapısını yeniden inşa etmeye çalışıyor. Qiblawy, Atlantic Council’da yaptığı konuşmada, “Suriye’nin enerji potansiyeli büyük, ancak yaptırımlar yatırım akışını engelliyor. Biz yine de Angola, Sudan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden şirketlerle görüşmeler yapıyoruz” dedi.
Irak’ın Suriye üzerinden petrol ihracatı, aynı zamanda iki ülke arasındaki stratejik bağları da güçlendiriyor. Irak, kuzeydeki Kerkük petrol sahalarından elde ettiği ham petrolü Suriye üzerinden Akdeniz’e ulaştırmayı hedefliyor. Bu, Irak için Türkiye üzerinden yapılan Kerkük-Yumurtalık boru hattına alternatif bir güzergah oluşturuyor. Ancak Suriye’nin yaptırım altındaki statüsü, bu ticaretin meşruiyeti konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye’de Beşşar Esed rejimiyle ilişkilerini normalleştirme sürecinde enerji alanında iş birliği ihtimalini değerlendiriyor. Irak-Suriye petrol ticaretinin artması, Türkiye’nin Kerkük-Yumurtalık boru hattındaki stratejik konumunu zayıflatabilir. Ancak Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki enerji altyapısında söz sahibi olmak için PKK/YPG’nin kontrolündeki bölgelerde varlığını sürdürüyor. Ankara, Suriye ile enerji iş birliğini normalleşme adımlarının bir parçası olarak görürken, yaptırımlar ve uluslararası hukuk engellerini de göz önünde bulundurmak zorunda.