S&P 500 endeksindeki şirketlerin kâr büyümesi, teknoloji devlerinin beklenmedik kazançlarıyla birlikte olağanüstü bir seviyeye ulaştı. Son olarak Amazon, yapay zeka girişimi Anthropic'e yaptığı yatırımdan elde ettiği kâğıt kazançları sayesinde çeyreklik kârında büyük bir sıçrama bildirdi. Bu durum, endeksin genel kâr büyüme oranlarını yapay olarak yükseltirken, yatırımcılar bu büyümenin ne kadarının gerçek operasyonel performanstan kaynaklandığını sorgulamaya başladı.
Teknoloji Devi Amazon'un Çeyreklik Performansı
Amazon, geçtiğimiz çeyrekte net kârını geçen yılın aynı dönemine göre %45 artırarak 15.3 milyar dolara yükseltti. Ancak bu artışın büyük bir kısmı, şirketin Anthropic'e yaptığı yatırımın değerindeki artıştan kaynaklandı. Amazon, yapay zeka alanında öne çıkan bu startup'a geçen yıl 4 milyar dolar yatırım yapmıştı. Anthropic'in piyasa değerindeki yükseliş, Amazon'un bilançosunda kâğıt kazanç olarak yansıdı. Şirketin bulut bilişim birimi AWS'in geliri ise %17 artışla 25 milyar dolara ulaştı, ancak bu büyüme geçmiş çeyreklere göre daha yavaş gerçekleşti. Amazon CFO'su Brian Olsavsky, kazanç açıklamasında 'Operasyonel performansımız güçlü, ancak yatırım kazançlarımız da sonuçlarımıza olumlu katkı sağladı' ifadelerini kullandı.
Amazon'un bu durumu, S&P 500 endeksindeki diğer teknoloji devleriyle paralellik gösteriyor. Alphabet ve Microsoft, geçen yılın son çeyreğinde benzer şekilde kârlarında büyük artışlar raporlamıştı. Alphabet, Anthropic'in rakibi olan OpenAI'ye yaptığı yatırımdan kâğıt kazanç sağlarken, Microsoft da OpenAI'deki hisseleri sayesinde çeyreklik kârında %30'luk bir artış bildirmişti. Bu durum, 'Magnificent Seven' olarak adlandırılan büyük teknoloji hisselerinin endeksin toplam kâr büyümesine katkısını sorgulatıyor. Analistler, bu tür kâğıt kazançların gerçek ekonomik değer yaratmadığını ve yatırımcıları yanıltabileceğini belirtiyor.
Küresel Piyasalara Etkisi ve Sürdürülebilirlik Endişeleri
Bu gelişme, küresel finans piyasalarında yapay zeka balonu endişelerini yeniden alevlendirdi. Yapay zeka şirketlerine yapılan yatırımların değerindeki artışlar, hisse senedi fiyatlarını desteklerken, gerçek kârlılıktan uzaklaşıldığı eleştirilerini de beraberinde getiriyor. JPMorgan Chase analistlerinden Marko Kolanovic, 'Kâğıt kazançlar, işletme performansıyla ilgili gerçek bir bilgi vermez. Yatırımcılar, bu tür tek seferlik kalemleri arındırdıklarında asıl büyüme hikayesini görebilir' dedi. S&P Dow Jones Indices verilerine göre, endeksin 2025 yılı kâr büyüme tahmini %15 civarında, ancak teknoloji şirketlerinin bu kazançları hariç tutulduğunda büyüme oranı sadece %8'e geriliyor. Bu da, piyasanın teknoloji dışı şirketlerdeki zayıf performansını maskelediğini gösteriyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik riskler, kâr büyümesindeki bu yapay artışların kalıcı olup olmayacağına dair soru işaretleri yaratıyor. Yatırımcılar, özellikle önümüzdeki çeyreklerde teknoloji şirketlerinin gerçek operasyonel kârlarına odaklanacak. Bu durum, piyasa oynaklığını artırabilir. Özellikle Avrupa ve Asya borsaları, ABD'deki bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor; çünkü küresel fon akışları, kâr beklentilerine göre şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da küresel piyasalardaki hareketlilik, gelişmekte olan piyasalar üzerinden dolaylı bir etki oluşturabilir. Özellikle yapay zeka ve teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar, Türk borsasında işlem gören teknoloji şirketlerinin değerlemelerini etkileyebilir. Ayrıca, küresel yatırımcıların risk iştahındaki değişimler, Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını etkileyebilir. Türkiye'nin kendi girişim ekosistemi, yapay zeka alanındaki küresel yatırımlardan etkilenme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, Türk şirketlerinin teknoloji yatırımlarını değerleme yöntemleri açısından daha temkinli yaklaşmaları gerektiği söylenebilir. Piyasa uzmanları, kâğıt kazançlara dayalı değerlemelerin sürdürülemez olduğunu ve yatırımcıların temel göstergelere odaklanması gerektiğini vurguluyor.