Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta son bir hafta, her iki ülke için de ağır kayıplara sahne oldu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy, ülkesinin son yedi gün içinde '1.550'den fazla saldırı insansız hava aracı, yaklaşık 1.560 güdümlü hava bombası ve 62 füze ile vurulduğunu açıkladı. Rusya tarafında ise Ukrayna güçlerinin düzenlediği saldırılarda en az 13 kişi hayatını kaybetti. Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk, Harkiv ve Zaporijya bölgelerinde çatışmalar devam ederken, Rusya'nın Belgorod ve Bryansk bölgelerinde de Ukrayna saldırıları sonucu can kayıpları yaşandığı bildirildi. Saldırılar, iki ülke arasındaki gerilim ve çatışmaların tırmanarak sürdüğünü gösteriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik başlattığı işgal girişimi, 24 Şubat 2022'den bu yana aralıksız devam ediyor. Çatışmalar özellikle doğu Ukrayna'da yoğunlaşmış durumda. Rusya, ilan ettiği ilhak bölgelerde kontrolü sağlamaya çalışırken, Ukrayna ordusu da Batı'dan aldığı askeri destekle karşı saldırılara geçiyor. Son haftalarda Ukrayna, Rusya topraklarına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırdı. Rusya Savunma Bakanlığı, hava savunma sistemlerinin çok sayıda Ukrayna dronunu düşürdüğünü açıkladı ancak sivil kayıplar yaşandığı da doğrulandı. Ukrayna tarafı ise, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırılarının yanı sıra, sivil yerleşim yerlerini de hedef aldığını belirtiyor. Zelenskyy, haftalık video konuşmasında, ülkesinin hava savunma sistemlerine olan ihtiyacına dikkat çekerek, 'Her hava savunma sistemi, her füze, her insansız hava aracı, hayat kurtarıyor' ifadelerini kullandı. Ukrayna lideri, Batılı müttefiklerin hava savunma sistemleri ve mühimmat tedarikini artırması çağrısını yineledi.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu çatışmalar yalnızca iki ülkeyi değil, tüm Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel enerji piyasalarını etkiliyor. Savaş, Avrupa Birliği'nin enerji politikalarını yeniden şekillendirirken, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmesine yol açtı. Polonya, Romanya ve Baltık ülkeleri, olası bir Rus saldırısına karşı savunma hazırlıklarını artırdı. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna tahıl ihracatına yönelik ablukaları, küresel gıda fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasının geleceği belirsizliğini korurken, gelişmekte olan ülkeler gıda krizi riskiyle karşı karşıya. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, sivil kayıpların ve insani ihtiyaçların arttığına dikkat çekerek, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ise, savaşın başlangıcından bu yana en az 10 bin sivilin öldüğünü ancak gerçek sayının daha yüksek olduğunu tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşta arabulucu bir rol üstlenmiş durumda. İstanbul'da imzalanan tahıl koridoru anlaşması, Ankara'nın diplomatik etkinliğini göstermişti. Ancak savaşın uzaması, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi politikalarını doğrudan etkiliyor. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar, Türk şirketlerini yeni pazarlara yöneltirken, enerji bağımlılığı Ankara'nın Moskova ile ilişkilerini dengede tutmasını gerektiriyor. Ayrıca, Suriye'deki Rus askeri varlığı ve Kafkasya'daki gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını ilgilendiriyor. Türkiye'nin NATO üyesi olarak Ukrayna'ya desteği, Moskova ile ilişkilerinde denge politikası izlemesini zorunlu kılıyor. Bu denge, hem Batı ittifakındaki konumunu hem de Rusya ile olan ekonomik iş birliğini sürdürmek açısından önem taşıyor.