Rusya, Salı gecesi Ukrayna genelinde geniş çaplı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenledi. Bölgesel yetkililerin açıklamalarına göre, saldırıların hedefi olan Kiev, Zaporijya ve Dnipropetrovsk kentlerinde en az dokuz kişi hayatını kaybetti. Ukrayna hava savunma sistemleri, çok sayıda füzeyi ve dronu düşürmeyi başarsa da, isabet eden saldırılar kentlerde büyük hasara yol açtı. Saldırının ardından bölgelerde arama kurtarma çalışmaları başlatılırken, Ukrayna yönetimi Rusya’yı sivil altyapıyı hedef almakla suçladı.
Gelişmenin Arka Planı
Saldırı, Rusya’nın son haftalarda Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşti. Rus yetkililer, bu saldırıların Ukrayna’nın askeri kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini iddia ederken, Ukrayna tarafı ise saldırıların sivil halka yönelik bir terör eylemi olduğunu savunuyor. Saldırının hedeflerinden biri olan Kiev’de, sabah saatlerinde patlama sesleri duyulduğu ve şehrin bazı bölgelerinde yangınların çıktığı bildirildi. Zaporijya ve Dnipropetrovsk bölgelerinde ise özellikle konut binalarının vurulduğu, en az üç kişinin de enkaz altında kaldığı aktarıldı.
Ukrayna İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, saldırıların gece boyunca sürdüğü ve hava saldırısı alarmlarının ülke genelinde birçok kez çaldığı belirtildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, Rusya’nın saldırıda 8 füze ve 20’den fazla Şahid-136/131 dronu kullandığını, bunların 8 füze ve 15 dronunun düşürüldüğünü açıkladı. Ancak, isabet eden füzelerin özellikle enerji tesislerini hedef aldığı ve bazı bölgelerde elektrik kesintilerine yol açtığı belirtildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, yaptığı açıklamada, “Terörist devlet, her gece sivil halkımızı hedef alarak korku salmaya çalışıyor. Ancak biz asla pes etmeyeceğiz. Dünya, Ukrayna’nın gökyüzünü korumak için daha fazla hava savunma sistemi sağlamalıdır” ifadelerini kullandı. Zelenskiy, Batılı müttefiklere uçaksavar füzeleri ve radar sistemleri tedarikinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Saldırı, Rusya-Ukrayna savaşının devam eden vahşetini bir kez daha gözler önüne sererken, uluslararası toplumdan tepkiler gecikmedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, saldırıyı kınayarak “Rusya’nın sivil altyapıya yönelik saldırıları savaş suçu teşkil etmektedir” dedi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, ittifakın Ukrayna’ya desteğinin süreceğini vurguladı.
Bu saldırı, Rusya’nın savaş stratejisini de gözler önüne serdi. Rusya, kış aylarında Ukrayna şehirlerini karanlıkta ve soğukta bırakarak halkın moralini bozmayı ve Ukrayna’yı müzakere masasına zorlamayı amaçlıyor. Ancak uzmanlar, bu stratejinin geçen kış olduğu gibi bu kış da başarısız olacağını, Ukrayna’nın dayanıklılığının yüksek olduğunu belirtiyor.
ABD yönetimi ise, Ukrayna’ya yaklaşık 200 milyon dolarlık yeni bir askeri yardım paketini onayladığını açıkladı. Bu paketin, hava savunma sistemleri, mühimmat ve radar sistemlerini içerdiği bildirildi. Ayrıca, Almanya’nın da Ukrayna’ya ek IRIS-T hava savunma sistemi göndereceği duyuruldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Rusya hem Ukrayna ile dengeli bir politika izlemeye çalışsa da, Rusya’nın sivil altyapıya yönelik saldırıları bölgesel istikrarı tehdit ediyor ve Türkiye’nin enerji güvenliği açısından risk oluşturuyor. Türkiye, tahıl koridoru anlaşmasında olduğu gibi, bu krizde de arabuluculuk rolü üstlenebilir; ancak saldırıların sürmesi, diplomatik çabaların etkisini zayıflatıyor. Ayrıca, savaşın uzaması, Türkiye’nin savunma sanayiindeki ihracatını ve enerji maliyetlerini etkileyebileceği gibi, Karadeniz’deki güvenlik dengelerini de değiştiriyor. Türkiye’nin NATO müttefiki olarak Ukrayna’ya desteğini sürdürmesi, ancak Rusya ile ipleri koparmaması yönündeki politikası, bu tür olaylarda daha da karmaşık bir hal alıyor.