Rusya, Ukrayna'nın demiryolu altyapısına yönelik insansız hava araçları ve füze saldırılarını yoğunlaştırdı. The Economist dış haberler editörü Adam Roberts, "The War Room" bülteninde bu saldırıların Ukrayna'nın lojistik kapasitesini felç etmeyi amaçladığını yazdı. Saldırılar, cephe hatlarına askeri malzeme ve yakıt taşıyan trenleri hedef alıyor; aynı zamanda sivil ulaşımı da sekteye uğratıyor. Ukrayna Demiryolları (Ukrzaliznytsia) yetkilileri, son haftalarda altyapıya verilen hasarın arttığını doğruladı.
Saldırıların Arka Planı ve Stratejik Hedefler
Rusya'nın demiryolu ağına yönelik sistematik saldırıları yeni değil; ancak son dönemde yoğunluk ve isabet oranı arttı. Ukrayna Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, Mart 2024'ten bu yana ülke genelinde en az 15 büyük demiryolu kavşağı ve 40'tan fazla lokomotif hasar gördü. Saldırılar özellikle Dnipro, Lviv, Kyiv ve Odesa gibi kritik lojistik merkezlerine odaklanıyor. Ukrayna Demiryolları, günde ortalama 1.200 yolcu treni ve 500'den fazla yük treni işletiyordu; şimdi bu sayılar önemli ölçüde düştü.
Rusya, İran yapımı Shahed-136 insansız hava araçları ve Kalibr seyir füzeleriyle uzun menzilli saldırılar düzenliyor. Ukrayna hava savunması bu saldırıları kısmen püskürtse de, özellikle gece operasyonlarında altyapıya ciddi zarar veriliyor. Askeri analistlere göre, Rusya'nın amacı Ukrayna'nın batıdan gelen silah ve mühimmat sevkiyatını yavaşlatmak. NATO ülkelerinden gelen yardımlar genellikle Polonya sınırından trenlerle taşınıyor; bu hatların kesilmesi cephedeki birliklerin ikmalini zorlaştırıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların savaş suçu teşkil ettiğini belirterek uluslararası toplumu daha fazla hava savunma sistemi sağlamaya çağırdı. Ukrayna Başbakanı Denys Shmyhal ise demiryolu onarım çalışmalarının 7/24 sürdüğünü, ancak yedek parça ve uzman personel sıkıntısı yaşandığını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Demiryolu ağı, Ukrayna ekonomisinin can damarı. Tahıl ihracatının büyük bölümü limanlara trenle taşınıyor. Saldırılar, küresel gıda fiyatlarını da dolaylı olarak etkiliyor; Ukrayna dünya buğday ihracatının yaklaşık %10'unu karşılıyor. Ayrıca, Ukrayna'dan Avrupa'ya uzanan enerji hatları ve insani yardım koridorları da bu ağ üzerinden işliyor. NATO ve AB, Ukrayna'nın lojistik dayanıklılığını artırmak için ek fon sağlama arayışında. Ancak Rusya'nın saldırıları, Batı'nın askeri yardımlarının etkinliğini sorgulatıyor.
Askeri uzmanlar, Rusya'nın demiryolu hedeflerini vurarak Ukrayna'nın karşı taarruz kabiliyetini kısıtlamayı amaçladığını belirtiyor. Ukrayna'nın 2023'teki karşı taarruzu sırasında da benzer saldırılar yaşanmıştı. Şimdi ise Rusya, doğu cephesinde ilerlemeye çalışırken Ukrayna'nın ikmal hatlarını kesmeye odaklanmış durumda. Bu strateji, savaşın uzun süreceğini ve lojistik üstünlüğün belirleyici olacağını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'in güvenliği ve tahıl koridoru anlaşmaları nedeniyle Ukrayna'daki demiryolu saldırılarından doğrudan etkileniyor. Ukrayna'dan yapılan tahıl sevkiyatının kesintiye uğraması, Türkiye'nin gıda ithalatını ve fiyat istikrarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'ya yönelik insani yardımları ve ticari malzemeleri çoğunlukla demiryolu üzerinden taşınıyor. Saldırılar, Türk ihracatçılarının alternatif rotalar aramasına yol açabilir. NATO üyesi olarak Türkiye, Ukrayna'nın lojistik altyapısının korunması için savunma sanayii işbirliğini artırabilir; ancak Rusya ile dengeli ilişkileri gözetmek durumunda.