Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik jet motorlu insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırıları yoğunlaştırdı. Kiev'deki benzin istasyonları isabet alırken, bombardımanın yeni ve daha yoğun bir aşamaya girdiği belirtiliyor. Saldırılarda Odesa ve Zaporijya'da da yerleşim alanları ile sivil altyapı hedef alındı, yaralılar olduğu bildirildi.
Kiev'de Gece Boyu Süren Saldırılar
Ukrayna yetkililerine göre, Rus kuvvetleri gece saatlerinde başkent Kiev'e çok sayıda jet motorlu İHA ile saldırı düzenledi. Saldırılarda kentin farklı noktalarındaki benzin istasyonları vuruldu. İlk belirlemelere göre can kaybı yaşanmazken, maddi hasar meydana geldi. Kiev askeri yönetimi, hava savunma sistemlerinin devrede olduğunu ve bazı İHA'ların düşürüldüğünü açıkladı.
Son haftalarda Rusya, Kiev'e yönelik saldırılarında İran yapımı Şahid tipi jet motorlu İHA'ları yoğun şekilde kullanıyor. Bu araçlar, düşük irtifada uçarak radar sistemlerinden kaçınmayı amaçlıyor. Ukrayna hava savunması ise Batı'dan tedarik edilen sistemlerle bu İHA'ları düşürmeye çalışıyor.
Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kentin merkezinde ve çevresinde patlamaların duyulduğunu, acil servis ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini bildirdi. Saldırılar nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı.
Odesa ve Zaporijya'da Sivil Altyapı Vuruldu
Rus saldırıları yalnızca Kiev ile sınırlı kalmadı. Güneydeki Odesa ve güneydoğudaki Zaporijya kentlerinde de yerleşim alanları ve sivil altyapı hedef alındı. Odesa bölge yönetimi, saldırılarda birkaç kişinin yaralandığını, liman tesislerinin hasar gördüğünü açıkladı. Zaporijya'da ise konut binalarının isabet aldığı, enerji altyapısının zarar gördüğü belirtildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, son saldırıların ardından yaptığı açıklamada, Rusya'nın sivil halkı hedef almaya devam ettiğini vurguladı ve Batılı müttefiklerden hava savunma sistemleri tedarikini hızlandırmalarını istedi. Zelenski, "Her gün yeni saldırılar oluyor ve her gün daha fazla hava savunma sistemine ihtiyaç duyuyoruz" dedi.
Rusya Savunma Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, saldırıların Ukrayna'nın askeri altyapısına yönelik olduğunu öne sürdü. Ancak Ukrayna tarafı, vurulan hedeflerin çoğunun sivil olduğunu belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler ve NATO'nun Tutumu
Saldırılar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, Rusya'nın sivil hedeflere yönelik saldırılarını kınadı ve Ukrayna'ya desteğin süreceğini açıkladı. NATO Genel Sekreteri de benzer bir açıklama yaparak ittifakın Ukrayna'nın yanında olduğunu yineledi.
ABD yönetimi, Rusya'nın saldırılarını kınarken, Ukrayna'ya ek güvenlik yardımı yapılacağı sinyalini verdi. Pentagon, Ukrayna'nın hava savunma kapasitesini güçlendirmek için yeni bir yardım paketi üzerinde çalışıldığını duyurdu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, son saldırılarda sivil kayıpların artmasından endişe duyduğunu belirterek, taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma çağrısı yaptı.
Savaşın Seyri ve Askeri Dengeler
Rusya'nın son saldırıları, savaşın yeni bir evresine işaret ediyor. Uzmanlara göre, Rusya, Ukrayna'nın enerji altyapısını ve sivil yerleşimleri hedef alarak halk üzerinde baskı oluşturmayı ve Ukrayna'nın savaşma iradesini kırmayı amaçlıyor. Ukrayna ise Batı'dan aldığı destekle direnişini sürdürüyor.
Askeri analistler, Rusya'nın İHA saldırılarını artırmasının, cephe hattındaki ilerleyişini desteklemek amacıyla bir strateji olduğunu belirtiyor. Özellikle doğu cephesinde yoğun çatışmalar yaşanırken, Rusya'nın farklı cephelerde eşzamanlı saldırılar düzenlemesi dikkat çekiyor.
Ukrayna ordusu ise karşı taarruz hazırlıklarını sürdürüyor. Batılı ülkelerden tedarik edilen uzun menzilli silahlarla Rusya'nın lojistik hatlarını hedef alıyor. Ancak hava savunma sistemlerindeki eksiklik, Ukrayna'nın karşı saldırı kapasitesini sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını yoğunlaştırması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Karadeniz'de artan askeri gerilim, Türkiye'nin deniz ticareti ve enerji güvenliği için risk oluşturuyor. Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Türkiye, savaş gemilerinin boğazlardan geçişini düzenleyerek denge politikası izliyor. Ayrıca, tahıl koridoru anlaşmasının sürdürülmesi ve olası bir yeni göç dalgası, Türkiye'nin öncelikli endişeleri arasında. Ankara, hem Kiev hem Moskova ile diyaloğunu sürdürerek savaşın yayılmasını önlemeye çalışıyor.
Saldırıların yoğunlaşması, Ukrayna'da insani durumu daha da kötüleştirirken, küresel gıda ve enerji fiyatları üzerinde de baskı oluşturuyor. Türkiye, bu süreçte arabuluculuk rolünü sürdürme ve bölgesel istikrarı sağlama çabalarını devam ettiriyor.