Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik hava saldırıları, ülke genelinde milyonlarca kitabın yok olmasına neden oldu. Son aylarda yoğunlaşan saldırılar, başkent Kiev'deki tarihi bir kitap pazarını da vurdu. New York Times muhabiri Kim Barker, saldırı sonrası pazarın içinden bildirdi: raflar boş, kitaplar kül olmuş durumda. Ukraynalı yetkililer, kültürel mirasın sistematik olarak hedef alındığını belirtiyor.
Saldırıların Arka Planı ve Kültürel Yıkım
Rusya, Şubat 2022'de başlayan işgalin ardından Ukrayna'nın enerji altyapısı, hastaneleri ve okullarının yanı sıra kültürel kurumlarını da hedef aldı. Son aylarda artan füze ve İHA saldırıları, ülkenin dört bir yanındaki kütüphaneleri, matbaaları ve kitap depolarını vurdu. Kiev'deki Petrovka Kitap Pazarı, yalnızca bir ticaret merkezi değil, aynı zamanda Ukrayna'nın edebi hafızasının simgesiydi. 19. yüzyıldan kalma el yazmaları, Sovyet dönemi yasaklı eserleri ve çağdaş Ukraynalı yazarların ilk baskıları burada satılıyordu.
New York Times muhabiri Kim Barker, saldırıdan saatler sonra pazara girdiğinde gördüğü manzarayı şöyle aktardı: "Kömürleşmiş kitap yığınları arasında dolaşırken, sayfaları yanmış bir Şevçenko şiir kitabı buldum. Sanki Ukrayna'nın ruhu ateşe verilmişti." Barker'a göre, pazarcılar yangında en az 100 bin kitabın yok olduğunu tahmin ediyor. Ancak bu rakam, ülke genelindeki toplam kaybın yalnızca küçük bir kısmı.
Ukrayna Kültür Bakanlığı'nın verilerine göre, savaşın başından bu yana 2 milyondan fazla kitap imha edildi veya hasar gördü. Bunların arasında nadir el yazmaları, arşiv belgeleri ve çocuk kitapları da var. Harkov'daki Korolenko Bilim Kütüphanesi, 2022'deki bombardımanda büyük hasar görmüştü; geçtiğimiz ay düzenlenen yeni saldırıda ise kütüphanenin dijital arşivi hedef alındı. Ukraynalı yetkililer, Rusya'nın "kültürel soykırım" uyguladığını savunuyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, kültürel mirasa yönelik saldırıları savaş suçu kapsamında soruşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın kültürel hedeflere yönelik saldırıları, savaşın yalnızca askeri değil, aynı zamanda kimlik ve hafıza üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor. Ukrayna edebiyatı, uzun süredir Rusya'nın etkisi altında bastırılmıştı; bağımsızlık sonrası yeniden canlanan Ukraynaca yayıncılık, şimdi fiziksel olarak yok ediliyor. Bu durum, savaş sonrası Ukrayna'nın kültürel yeniden inşasını zorlaştıracak. UNESCO, Ukrayna'daki kültürel mirasın korunması için acil fon çağrısı yaptı. Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yaptırımlara kültürel varlıkların kaçakçılığını da eklemeyi tartışıyor. Öte yandan, Ukraynalı yayıncılar dijital kopyaları yurt dışına taşıyarak eserleri kurtarmaya çalışıyor. Polonya ve Litvanya'daki gönüllü arşivciler, Ukraynaca kitapların dijitalleştirilmesi için seferber oldu. Ancak uzmanlar, kaybolan fiziksel eserlerin yerinin doldurulamayacağını belirtiyor.
Rusya ise suçlamaları reddediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Askeri hedefler vuruluyor; kültürel tesisler bizim için hedef değil" dedi. Ancak bağımsız gözlemciler, birçok saldırının sivil alanlara isabet ettiğini doğruladı. Kiev'deki kitap pazarının bulunduğu bölgede herhangi bir askeri tesis yoktu. Saldırıda üç sivil yaralandı, biri ağır. Pazarın yeniden açılıp açılmayacağı belirsiz. Kitapçılar, enkaz altından kurtarabildikleri kitapları geçici bir alanda satmaya başladı bile. Bir tezgâhın üzerinde el yazısıyla yazılmış bir not vardı: "Kitaplarımızı öldürebilirsiniz ama hikâyemizi asla."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'daki kültürel mirası hedef alması, Türkiye'nin Karadeniz havzasındaki istikrar politikalarını doğrudan etkiliyor. Savaşın uzaması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatırken, milyonlarca Ukraynalı mültecinin Türkiye üzerinden geçiş güzergâhı olması riskini artırıyor. Ayrıca, Türkiye'deki Ukrayna diasporası ve Kırım Tatar toplumu, soydaşlarının kültürel haklarının korunması için Ankara'dan daha aktif diplomasi bekliyor. Türkiye, UNESCO nezdinde kültürel mirasın korunması girişimlerine öncülük ederek hem bölgesel hem de küresel itibarını güçlendirebilir. Öte yandan, savaşın kültürel boyutu, Türkiye'nin Rusya ile olan enerji ve ticaret ilişkilerinde denge gözetmesini daha da zorlaştırıyor.