İngiltere’nin en üst düzey askeri yetkilisi, Rusya’nın oluşturduğu tehdidin Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı uyarısında bulundu. Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sir Michael Wigston, Moskova’nın “çizgiyi aşma riski taşıdığını” belirterek, Birleşik Krallık’ın on yıllardır “en tehlikeli dönemi” ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Wigston, Rusya’nın askeri kapasitesini artırdığını ve Avrupa’daki NATO ülkelerine yönelik tehditlerini yoğunlaştırdığını ifade etti. Bu açıklama, Londra’nın Ukrayna’ya verdiği askeri desteğin arttığı ve Moskova ile ilişkilerin gerginleştiği bir dönemde geldi. Orgeneral, Rusya’nın Baltık Denizi ve Kuzey Atlantik’teki faaliyetlerine dikkat çekerek, İngiltere’nin hava savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Orgeneral Wigston, Londra’daki Savunma ve Güvenlik Düşünce Kuruluşu Royal United Services Institute’ta (RUSI) yaptığı konuşmada, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının ve NATO sınırlarına yakın askeri tatbikatlarının endişe verici olduğunu belirtti. Wigston, “Rusya’nın askeri gücü ve niyeti konusunda hiçbir şüpheye yer yok. Tehdit seviyesi Soğuk Savaş’tan bu yana en yüksek seviyede” dedi. Ayrıca, Rusya’nın hipersonik füzeler ve siber saldırı kapasitesi gibi yeni teknolojilere yatırım yaptığını, bu durumun İngiltere’nin savunma stratejisini yeniden gözden geçirmesini gerektirdiğini söyledi. Orgeneral, İngiltere’nin Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin (RAF) Typhoon ve F-35 savaş uçakları ile hava savunma sistemlerinin modernizasyonunun hızlandırılması çağrısında bulundu.
Bu uyarı, İngiltere Savunma Bakanlığı’nın Ukrayna’ya 2.3 milyar sterlinlik askeri yardım paketi açıklamasının ardından geldi. Paket, hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar ve mühimmatı kapsıyor. Londra, Kiev’e uzun menzilli füzeler tedarik etme konusunda ise daha temkinli bir tutum izliyor. Wigston, Rusya’nın bu yardımlara tepki olarak Baltık Denizi’nde denizaltı faaliyetlerini artırdığını ve İngiltere’ye yönelik siber saldırı riskinin yükseldiğini kaydetti.
Bölgesel ve küresel boyut
Wigston’ın açıklamaları, NATO’nun doğu kanadında artan gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Batı ile ilişkilerinin en düşük seviyede olduğu bir dönemde, askeri caydırıcılığını artırıyor. Geçtiğimiz aylarda Rus savaş uçakları, Baltık Denizi üzerinde NATO uçaklarına tehlikeli yaklaşmalarda bulundu. Ayrıca, Rusya’nın Kaliningrad bölgesine konuşlandırdığı İskender füzeleri, Polonya ve Litvanya’yı hedef alabiliyor. Orgeneral, bu durumun İngiltere’nin yanı sıra tüm Avrupa güvenliği için bir tehdit olduğunu vurguladı. Wigston, “Rusya, çizgiyi aşma riski taşıyor. Yanlış bir hesaplama, doğrudan bir çatışmaya yol açabilir” dedi.
İngiltere’nin bu uyarısı, ABD ve Almanya gibi diğer NATO ülkelerinin de benzer endişelerini yansıtıyor. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Rusya’nın askeri kapasitesinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu ve NATO’nun hazırlıklı olması gerektiğini söylemişti. Almanya ise, Litvanya’da kalıcı bir tugay konuşlandırma kararı alarak doğu kanadındaki varlığını güçlendiriyor. Wigston’ın uyarıları, Londra’nın savunma harcamalarını GSYİH’nin %2’sinin üzerine çıkarma hedefi doğrultusunda yeni yatırımların sinyalini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin NATO üyesi olarak güvenlik politikalarını doğrudan etkiliyor. Rusya’nın artan tehdit seviyesi, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenliğini ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, Ukrayna savaşında dengeli bir politika izlerken, NATO’nun doğu kanadındaki gerginlik Ankara’nın savunma harcamalarını artırmasını ve yerli savunma sanayisini güçlendirmesini teşvik ediyor. Ayrıca, Rusya ile enerji ve turizm gibi alanlardaki iş birliği, bu jeopolitik gerilimden etkilenebilir. Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi krizi ve ABD ile ilişkilerindeki hassasiyet, Moskova ile Ankara arasındaki askeri dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor.