Rusya, Avrupa Birliği içinde artan izolasyonuna rağmen, Slovakya ile ilişkilerini yeniden canlandırmak için harekete geçti. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın AB içindeki etkisinin azalması ve siyasi geleceğinin belirsizleşmesiyle birlikte, Slovakya Başbakanı Robert Fico, Vladimir Putin'in Birliğe üye ülkeler arasındaki en görünür müttefiki haline geldi. Bu durum, Moskova'nın Avrupa'daki nüfuzunu koruma stratejisinde yeni bir döneme işaret ediyor.
Fico'nun Yükselişi ve Rusya ile Yakınlaşma
Robert Fico, Ekim 2023'te iktidara gelmesinin ardından dış politikada önemli bir dönüşüm başlattı. Göreve gelir gelmez Ukrayna'ya silah yardımını durduran Fico, Rusya'ya yönelik yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu ve Moskova ile diyaloğu yeniden tesis etti. Geçtiğimiz yıl Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelen Fico, Batı'nın Ukrayna politikasını eleştiren açıklamalarda bulundu. Slovakya'nın Rus doğalgazına olan bağımlılığını koruyacağını açıklayan Fico, TürkAkım boru hattı üzerinden gaz tedarikini sürdürme niyetini dile getirdi.
Fico hükümeti ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile de açık bir çatışma içinde. Başbakan, Ukrayna'nın Rus gazını transit geçişini durdurmasını "sabotaj" olarak nitelendirdi ve bu adımın Slovakya ekonomisine zarar verdiğini savundu. Bu söylem, Moskova'nın Avrupa'daki enerji kozunu oynamasına yardımcı oluyor ve AB içinde bölünme yaratmayı hedefliyor.
Orbán'ın Macaristan'da yaşadığı iç siyasi zorluklar ve AB içindeki yalnızlığı, Fico'yu öne çıkarıyor. Macaristan'ın AB dönem başkanlığı sırasında bile Orbán'ın Rusya ile temasları dikkat çekmişti. Ancak son dönemde Macaristan'da yaşanan yolsuzluk skandalları ve ekonomik sıkıntılar, Orbán'ın manevra alanını daralttı. Bu boşluğu dolduran Fico, Rusya ile ilişkilerde yeni bir kanal olarak görülüyor.
Rusya'nın Stratejisi ve AB İçindeki Bölünmeler
Rusya, Batı yaptırımları altında ekonomik ve diplomatik olarak sıkışmış durumda. AB içindeki bazı üyelerle ilişkilerini sürdürmek, Moskova için hem ekonomik hem de siyasi bir can simidi işlevi görüyor. Slovakya, Rusya'nın AB'ye gaz ihracatında önemli bir transit ülke konumunda. Ayrıca, savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında işbirliği potansiyeli bulunuyor.
Slovakya'nın Rusya ile yakınlaşması, AB'nin ortak dış politika ve yaptırım rejiminde çatlaklar oluşturuyor. AB, Ukrayna'ya destek ve Rusya'ya yaptırımlar konusunda birlik görüntüsü vermeye çalışırken, Fico'nun açıklamaları bu birliği zayıflatıyor. Özellikle Ukrayna'ya askeri yardım konusunda veto tehdidi, AB'nin karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Fico, AB'nin Ukrayna'ya 50 milyar euroluk yardım paketini de eleştirmişti.
Uzmanlar, Rusya'nın Slovakya üzerinden AB içinde nüfuzunu artırmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu strateji, Kremlin'in "böl ve yönet" taktiğinin bir parçası olarak görülüyor. Moskova, enerji bağımlılığı ve siyasi müttefikler aracılığıyla Avrupa'nın kararlılığını test ediyor. Slovakya'nın yanı sıra Macaristan, Sırbistan gibi ülkeler de Rusya ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Ancak AB içinde Fico kadar açık bir şekilde Putin yanlısı politika izleyen başka bir lider bulunmuyor.
Slovakya'nın Rusya ile yakınlaşması, NATO içinde de soru işaretleri yaratıyor. Slovakya, NATO üyesi olarak ittifak içinde kalırken, Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi, ittifak içinde uyum sorunlarına yol açabilir. Fico hükümeti, NATO'nun Ukrayna politikasını desteklemediğini açıkça beyan etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Slovakya ile ilişkilerini canlandırma çabası, Türkiye'nin Avrupa ve Karadeniz bölgesindeki dengeler açısından yakından izlenmeli. Türkiye, Rusya ile hem enerji hem de savunma alanında pragmatik bir ilişki yürütürken, AB içindeki bölünmelerden kaynaklanan fırsatları ve riskleri değerlendirebilir. Slovakya'nın Rus gazına bağımlılığını sürdürme çabası, TürkAkım hattının önemini artırabilir ve Türkiye'nin enerji koridoru rolünü güçlendirebilir. Öte yandan, AB içinde Rusya yanlısı seslerin yükselmesi, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde yeni denge arayışlarını gerektirebilir. Fico'nun Ukrayna karşıtı tutumu, Ankara'nın Kiev ile yürüttüğü stratejik ortaklığı da etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.