Rusya hükümeti, savunma harcamalarını Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarırken, federal kanserle mücadele programının bütçesini 2027 yılında 44,9 milyar rubleden 3,87 milyar rubleye indirdi. Bu, 2025 seviyelerine kıyasla yaklaşık 40 katlık bir azalmaya işaret ediyor. Savunma harcamalarının toplam federal bütçenin %35'ine ulaşması, ülkenin kaynaklarını öncelikli olarak askeri alana kaydırdığını gösteriyor. Sağlık uzmanları, bu kesintinin kanser tedavisinde ciddi aksamalara yol açacağı uyarısında bulunuyor.
Arka Plan: Kanser Programı Neden Kısıldı?
Rusya'da 2019 yılında başlatılan federal kanserle mücadele programı, ülke genelinde onkoloji merkezlerinin modernizasyonu, erken teşhis taramaları ve yeni ilaç teminini kapsıyordu. Programın bütçesi 2025'te 44,9 milyar ruble olarak öngörülmüştü. Ancak 2027 bütçe taslağında bu rakam 3,87 milyar rubleye çekildi. Uzmanlar, bu kesintinin doğrudan Ukrayna savaşının uzaması ve artan savunma ihtiyaçlarından kaynaklandığını belirtiyor. Rusya'nın 2025 federal bütçesinde savunma harcamaları ilk kez sosyal harcamaları geçmişti. 2027'de ise savunmanın payı %35'e yükselecek. Bu, Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana en yüksek oran.
Kanser tedavisi gören hastalar ve aileleri, ilaç temininde ve randevu sisteminde zaten sorunlar yaşandığını, bütçe kesintisinin durumu daha da kötüleştireceğini söylüyor. Bağımsız sağlık kuruluşları, özellikle kırsal bölgelerde onkoloji hizmetlerine erişimin neredeyse imkânsız hale geleceği konusunda uyarıyor. Rusya'nın kanser insidansı son yıllarda artış gösterirken, tarama programlarının kısıtlanması geç teşhis oranlarını yükseltecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'nın savunma bütçesini bu denli artırması, Batı ile ilişkilerin normalleşmediğini ve savaşın uzun süreceğini gösteriyor. NATO ülkeleri de savunma harcamalarını artırma yönünde adımlar atıyor. Bu durum, küresel bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Öte yandan Rusya'nın sağlık ve eğitim gibi alanlardaki yatırımları kısması, uzun vadede demografik ve ekonomik sorunları derinleştirecek. Ülke nüfusu zaten azalma eğiliminde; kanser gibi hastalıklarda artan ölümler bu tabloyu daha da kötüleştirebilir. Avrupa Birliği ve ABD, Rusya'ya yönelik yaptırımları sürdürürken, Moskova'nın kaynaklarını askeri alana kaydırması, yaptırımların dolaylı bir sonucu olarak da okunabilir.
Rusya'nın sağlık harcamalarındaki kesinti, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 2024'te duyurduğu 'aile ve sağlık yılı' söylemiyle çelişiyor. Ülke yönetimi, savaşın getirdiği maliyetleri gizlemek için sosyal harcamalarda kısıtlamaya gidiyor. Bağımsız ekonomistler, savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının %8'i aştığını, bunun Sovyet döneminden bu yana görülmediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın savunma harcamalarını rekor düzeye çıkarırken kanser programını kısması, Türkiye için birkaç açıdan önem taşıyor. Öncelikle, Karadeniz'de ve geniş bölgede askeri dengeler değişiyor; Türkiye'nin savunma planlamasında Rusya'nın artan askeri kapasitesini dikkate alması gerekiyor. İkincisi, Rusya'da sağlık hizmetlerinin çöküşü, Türkiye'ye yönelebilecek sağlık turizmi talebini artırabilir. Üçüncüsü, ekonomik olarak zayıflayan Rusya, Türkiye'nin enerji ve ticaret ortaklığında riskler barındırıyor. Türkiye, denge politikası izlerken Rusya'nın iç istikrarını ve savaşın seyrini yakından takip etmeli.