Rusya'da parlamento seçimleri için oy verme işlemi 18 Eylül Cuma günü başladı. Ülke genelinde üç gün sürecek olan seçimler, Devlet Duması'nın yeni üyelerini belirleyecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu seçimi Ukrayna'daki savaşa yönelik halk desteğinin bir barometresi olarak çerçeveliyor. Seçimler, Moskova'nın 2022'de başlattığı ve halen devam eden Ukrayna işgali gölgesinde gerçekleşiyor. Batılı ülkeler ve bağımsız gözlemciler, seçimlerin özgür ve adil olmayacağını, muhalefetin sistematik olarak baskı altına alındığını belirtiyor.
Seçimlerin Arka Planı ve Siyasi Atmosfer
Rusya'da Devlet Duması seçimleri normalde tek günde yapılırken, pandemi sonrası dönemde üç günlük oylama uygulaması kalıcı hale geldi. Bu yılki seçimlerde, Kremlin yanlısı Birleşik Rusya Partisi'nin büyük çoğunluğu koruması bekleniyor. Ancak seçimlerin asıl önemi, Putin'in Ukrayna savaşına ilişkin kamuoyu desteğini ölçme amacı taşıması. Savaş karşıtı protestolar ve bağımsız medyanın susturulması, seçim kampanyasını tek taraflı bir yarışa dönüştürmüş durumda.
Muhalefet lideri Aleksey Navalny'nin hapiste olması ve destekçilerinin yurt dışına kaçması veya tutuklanması, seçimlerin rekabetçi yapısını büyük ölçüde zayıflattı. Rus yetkililer, seçimlere katılımın yüksek olmasını ve Putin'in politikalarına destek mesajı verilmesini hedefliyor. Ukrayna'nın doğusundaki işgal altındaki bölgelerde de oy verme işlemi organize ediliyor; bu durum Batı tarafından seçimlere müdahale olarak nitelendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya'daki seçimler, sadece iç siyaset açısından değil, küresel dengeler açısından da kritik bir dönemeçte yapılıyor. Ukrayna savaşı 19 aydır devam ediyor ve Batı'nın Rusya'ya uyguladığı yaptırımlar derinleşmiş durumda. Putin, seçim sonuçlarını Batı'ya karşı bir meydan okuma ve savaşı sürdürme konusundaki kararlılığının göstergesi olarak kullanabilir. Seçimlerin ardından Rusya'nın askeri operasyonlarını yoğunlaştırması veya yeni seferberlik dalgaları ilan etmesi olasılığı bulunuyor.
Avrupa Birliği ve ABD, seçimlerin meşruiyetini sorgularken, Çin ve Hindistan gibi ülkeler Rusya ile ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor. Seçim sonuçları, Rusya'nın uluslararası izolasyonunu daha da pekiştirebilir veya bazı ülkelerle pragmatik iş birliğini güçlendirebilir. Özellikle enerji ve tahıl koridoru gibi konularda Türkiye gibi arabulucu ülkelerin rolü öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'daki parlamento seçimleri, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomik çıkarları açısından doğrudan sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Rusya ile Ukrayna arasında denge politikası izleyerek hem Kiev'e insansız hava araçları satıyor hem de Moskova ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürüyor. Seçimler sonrası Putin'in elinin güçlenmesi, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabileceği gibi, tahıl anlaşması gibi kritik konularda iş birliğini de etkileyebilir. Ayrıca, Rusya'nın savaşı tırmandırması durumunda Karadeniz'deki güvenlik riskleri artabilir ve Türkiye'nin enerji ithalatı olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle seçim sonuçları yakından takip edilmeli.