Rusya, üç günlük bir aranın ardından Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik saldırılarını yeniden başlattı. Ukrayna yetkilileri, kentte düşman İHA'ları tehdidi nedeniyle hava saldırısı alarmı ilan edildiğini duyurdu. Saldırılar, Moskova'nın kısa süreli ateşkesinin sona erdiğini gösteriyor.
Saldırıların arka planı ve bölgesel gerilim
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, üç günlük bir sessizliğin ardından geldi. Bu süre zarfında Ukrayna ordusu, cephenin doğusunda ve güneyinde Rus güçlerine karşı karşı taarruzlar düzenledi. Rusya Savunma Bakanlığı, son saldırıların Ukrayna'nın enerji altyapısını ve askeri komuta merkezlerini hedef aldığını iddia etti. Ancak Kiev yönetimi, saldırıların sivil yerleşim bölgelerini vurduğunu ve can kaybı olduğunu bildirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yaptığı açıklamada saldırıları kınayarak Batılı müttefiklerden hava savunma sistemleri talep etti. Rusya'nın son saldırıları, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde yoğunlaşan çatışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığını artırdığı ve olası bir çıkarma harekâtına hazırlandığı yönünde istihbarat raporları var. Bu durum, bölgede tansiyonu daha da yükseltiyor.
Uluslararası toplum, saldırıları endişeyle izliyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Rusya'nın saldırılarının kabul edilemez olduğunu belirterek Ukrayna'ya destek mesajı verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Rusya'nın ateşkesi ihlal ettiğini ve bunun sonuçları olacağını söyledi. Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısı yaparak sivil kayıpların önlenmesi gerektiğini vurguladı. Çin ve Hindistan gibi ülkeler ise diplomatik çözüm çağrısı yapmakla yetindi. Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her iki tarafla temaslarını sürdürerek ateşkesin sağlanması için çaba harcıyor. Ancak son saldırılar, bu çabaları zora sokabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa güvenliği için bir tehdit oluşturuyor. NATO ülkeleri, Rusya'nın saldırgan tutumunu yakından izliyor. Baltık ülkeleri ve Polonya gibi Rusya'ya komşu ülkeler, savunma harcamalarını artırma kararı aldı. Almanya ve Fransa, diplomatik çözüm için çaba harcasa da Rusya'nın tutumu nedeniyle somut bir ilerleme kaydedilemiyor. ABD, Ukrayna'ya askeri yardımı sürdürüyor. Son olarak, ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna'ya 1 milyar dolarlık ek güvenlik yardımı yapılacağını açıkladı. Bu yardımın içinde hava savunma sistemleri ve mühimmat bulunuyor. Rusya ise Batı'nın Ukrayna'ya silah sevkiyatını protesto ediyor ve bunu bir tehdit olarak algıladığını belirtiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı'nın Rusya'yı zayıflatmaya çalıştığını savunuyor. Bu karşılıklı suçlamalar, krizi daha da derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından kritik öneme sahip. Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Montrö Sözleşmesi çerçevesinde Boğazlar'daki yetkisini kullanarak savaş gemilerinin geçişini düzenliyor. Ayrıca, tahıl koridoru anlaşmasıyla küresel gıda güvenliğine katkı sağlıyor. Ancak saldırıların devam etmesi, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırıyor. Enerji ve ticaret bağlamında Rusya'ya bağımlılığı olan Türkiye, Batı ile ilişkilerini de dengelemek durumunda. Bu gelişme, Türkiye'nin dış politikada çok yönlü diplomasisini sürdürmesinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.