Rusya, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını son günlerde belirgin şekilde artırdı. Ukrayna yetkililerine göre, son haftalarda başkente düzenlenen gece saldırılarında sivil altyapı ve konut bölgeleri hedef alındı; hava savunma sistemleri yoğun saldırılar karşısında zaman zaman yetersiz kaldı. Saldırılar, Rusya'nın geçen yıl başlattığı ve kış aylarında enerji altyapısını hedef alan kampanyanın bir uzantısı olarak görülüyor. Ukrayna hükümeti, Batılı müttefiklerinden daha fazla hava savunma sistemi ve uzun menzilli silah talep ediyor.
Çatışmanın arka planı ve Rusya'nın stratejisi
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı işgalin bir parçası. Başlangıçta hızlı bir zafer hedefleyen Rus kuvvetleri, Ukrayna'nın direnişi karşısında geri çekilmek zorunda kalmış, savaş doğu ve güney cephelerinde yoğunlaşmıştı. Ancak son aylarda Rusya, cephe hattında ilerleme kaydedemezken, stratejik olarak Ukrayna'nın enerji altyapısını ve sivil yerleşimleri vurarak moral bozmayı ve ülkeyi müzakere masasına zorlamayı amaçlıyor. Askeri uzmanlar, bu saldırıların aynı zamanda Ukrayna'nın hava savunma kaynaklarını tüketmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Kiev'e yönelik saldırılarda çoğunlukla seyir füzeleri, balistik füzeler ve İHA'lar kullanılıyor. Ukrayna hava kuvvetleri, Rusya'nın son saldırılarda onlarca füze ve İHA fırlattığını, bunların bir kısmının hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Ancak batılı ülkelerden gelen hava savunma sistemlerinin (Patriot, NASAMS vb.) sayısının sınırlı olması ve mühimmat sıkıntısı, savunmayı zorlaştırıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların ardından yaptığı açıklamalarda Batı'yı daha fazla destek vermeye çağırdı.
Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıların askeri hedeflere yönelik olduğunu savunuyor ve sivil kayıpları reddediyor. Ancak uluslararası gözlemciler ve Ukraynalı yetkililer, saldırılarda sivillerin öldüğünü ve sivil altyapının zarar gördüğünü belgeliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Rusya'nın sivil bölgeleri hedef almasını savaş suçu olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Batı'nın Ukrayna'ya askeri desteğini yeniden gündeme getirdi. ABD Kongresi'nde uzun süredir bekleyen yardım paketi, son saldırıların ardından daha fazla baskı oluşturdu. Avrupa Birliği de Ukrayna'ya yönelik askeri yardım fonunu artırmayı ve Rusya'ya yönelik yeni yaptırımları değerlendiriyor. NATO, saldırıları kınayarak Ukrayna'ya desteğin süreceğini açıkladı.
Öte yandan, savaşın enerji piyasaları üzerindeki etkisi devam ediyor. Rusya'nın Ukrayna enerji altyapısını vurması, Avrupa'da enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabilir. Ayrıca, tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınması ve Karadeniz'deki gerginlik, küresel gıda güvenliği endişelerini artırıyor. Türkiye, savaşın başından itibaren denge politikası izleyerek hem Ukrayna'ya İHA sağlamış hem de Rusya ile ilişkilerini sürdürmüştür. Son saldırılar, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zora sokabilir.
Askeri analistler, Rusya'nın saldırılarıyla Ukrayna'nın direncini kırmayı ve Batı'nın dikkatini dağıtmayı amaçladığını belirtiyor. Ancak bu stratejinin uzun vadede Rusya'ya da maliyetli olacağı, uluslararası izolasyonu derinleştireceği ifade ediliyor. Ukrayna ise Batı'dan gelecek yeni silah sistemleriyle savunmasını güçlendirmeyi hedefliyor. Savaşın gidişatı, büyük ölçüde Batı'nın askeri yardımlarının hızına bağlı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Kiev'e yönelik saldırıları, Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya arasındaki denge politikasını zorluyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi'ni uygulayarak Boğazlar'daki geçişi düzenlemiş, Ukrayna'ya Bayraktar İHA'ları satmış ancak Rusya ile de ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürmüştür. Saldırıların tırmanması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir ve Karadeniz'de güvenlik riskini artırabilir. Ayrıca, enerji ve tahıl koridoru anlaşmalarındaki hassas denge, Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Batı ile Rusya arasında denge gözetirken, Kiev'e yönelik saldırıların durdurulması için diplomatik çaba harcamalı.