Londra, 14 Ağustos – Rusya, Ukrayna ile Karadeniz'de bir ateşkes fikrini Cuma günü reddetti. Moskova yönetimi, karşı tarafa nefes aldıracak "yarım önlemler" için hiçbir gerekçe görmediğini bildirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğine ilişkin endişelerin giderilmesi gerektiği ancak mevcut koşullarda kapsamlı bir anlaşmanın mümkün olmadığı vurgulandı. Bu açıklama, uluslararası toplumun bölgede gerilimin düşürülmesi yönündeki çağrılarına bir yanıt niteliği taşıyor.
Rusya'nın Tutumu ve Ateşkes Çağrıları
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kiev'in Karadeniz'deki mayın tehdidine ilişkin girişimlerine atıfta bulunularak, Moskova'nın bu tür önerileri "yarım önlemler" olarak değerlendirdiği belirtildi. Zaharova, "Ukrayna tarafının önerdiği kısmi adımlar, gerilimi azaltmak yerine çatışmanın sürmesine hizmet ediyor. Rusya, kendi güvenlik çıkarlarını göz ardı eden hiçbir girişimi desteklemeyecektir" ifadelerini kullandı.
Bu gelişme, Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin arabuluculuğunda Temmuz ayında imzalanan tahıl koridoru anlaşmasının ardından geldi. Söz konusu anlaşma, Ukrayna limanlarından tahıl ihracatını yeniden başlatmış, ancak Karadeniz'deki askeri gerilimi sona erdirmemişti.
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, daha önce Karadeniz'de insani koridorların açılması ve sivil gemilere güvenli geçiş sağlanması için kısmi ateşkes önermişti. Kiev yönetimi, bu sayede tahıl sevkiyatının kesintisiz süreceğini ve bölgede insani durumun iyileşeceğini umuyordu. Ancak Rusya'nın bu önerilere sıcak bakmaması, diplomatik çabaların önünde önemli bir engel oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Karadeniz, 24 Şubat'ta başlayan savaşın en kritik cephelerinden biri haline geldi. Rusya'nın Ukrayna'nın güney kıyılarını ablukaya alması, küresel gıda fiyatlarında ciddi artışa yol açtı. BM tarafından koordine edilen tahıl anlaşması, fiyat istikrarına katkı sağlasa da kalıcı bir barış için yetersiz kalıyor.
Uzmanlar, Rusya'nın bu tutumunun arkasında yatan nedenlerin başında, Ukrayna'nın Karadeniz'deki askeri kapasitesini sınırlandırma isteğinin olduğunu değerlendiriyor. Moskova, Odessa ve diğer liman kentlerinin güvenliğini sağlamak için bölgede askeri varlığını sürdürmek istiyor. Bu durum, Ukrayna'nın deniz ticaret yollarını tam anlamıyla güvence altına alamaması anlamına geliyor.
Batı ülkeleri ise Rusya'nın ateşkes çağrılarına kapalı olmasını, Moskova'nın savaşı uzatma stratejisinin bir parçası olarak yorumluyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya askeri desteğin süreceğini ve Karadeniz'de kalıcı bir çözümün ancak uluslararası hukuk temelinde mümkün olabileceğini söylemişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü yakından ilgilendiriyor. Ankara, savaşın başından bu yana hem Rusya hem de Ukrayna ile diyalog kanallarını açık tutarak Karadeniz'deki gerilimi azaltmaya çalışıyor. Tahıl koridoru anlaşmasında oynadığı kritik rol, Türkiye'nin bölgede etkili bir diplomatik aktör olduğunu gösterdi. Ancak Rusya'nın ateşkese yanaşmaması, Ankara'nın elini zayıflatabilir. Türkiye, Karadeniz'deki mayın tehdidinin temizlenmesi ve deniz ticaretinin güvence altına alınması için çaba harcarken, Moskova'nın bu tutumu bölgesel istikrarı daha da kırılgan hale getiriyor. Türk yetkililerin hem Rus hem Ukraynalı muhataplarıyla temaslarını sürdürmesi bekleniyor.