Rusya ve Çin donanmalarına ait savaş gemileri, Japonya'nın kuzeyindeki Hokkaido adasının güney sularında yıllık ortak devriye faaliyeti kapsamında bir araya geldi. Japonya Savunma Bakanlığı'nın hafta sonu yaptığı açıklamaya göre, geçtiğimiz Cumartesi günü tespit edilen filoda, Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'na ait Anshan (103) kruvazörü, Kaifeng (124) destroyeri ve bir ikmal gemisi ile Rusya Donanması'na ait savaş gemileri yer aldı. Birlikte hareket eden bu gemiler, Japonya'nın kuzeydoğu kıyılarına yakın uluslararası sularda seyir gerçekleştirdi. Tokyo yönetimi, söz konusu devriyeyi yakından takip ettiğini ve bölgedeki askeri hareketliliğe karşı tetikte olduğunu duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Rusya ile Çin arasındaki askeri iş birliği, özellikle son yıllarda hem nicelik hem de nitelik açısından önemli bir ivme kazandı. İki ülke, 2021'den bu yana her yıl düzenli olarak ortak deniz devriyeleri gerçekleştiriyor. Bu devriyeler, sadece Japonya kıyılarıyla sınırlı kalmayıp, Pasifik Okyanusu'nun batı kesimi ve Doğu Çin Denizi gibi stratejik su yollarında da yoğunlaşıyor. Son tatbikat, iki ülkenin savunma bakanlıklarının koordinasyonuyla yürütülen planlı bir faaliyet olarak değerlendiriliyor. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'na ait gemiler, geçtiğimiz hafta içinde Japonya'nın Okinawa adası yakınlarında da görülmüş, bu durum bölgedeki askeri hareketliliğin arttığına işaret etmişti.
Bu tür ortak devriyeler, Rusya ve Çin'in ABD ve müttefiklerine karşı ortak bir duruş sergileme çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Rusya'nın Batı ile yaşadığı derin kriz, Moskova'yı Pekin ile daha yakın askeri iş birliğine itiyor. Çin de, Japonya ve Tayvan üzerindeki baskısını artırırken, Rusya ile yürüttüğü bu tür faaliyetlerle bölgede caydırıcılık oluşturmayı hedefliyor. Uzmanlar, bu devriyelerin bölgedeki güç dengesini değiştirme potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Japonya, Rus ve Çin gemilerinin kendi karasuları yakınında bu denli sık görülmesinden endişe duyuyor. Tokyo yönetimi, bu tür tatbikatları 'bölgedeki güvenlik ortamını olumsuz etkileyen eylemler' olarak nitelendiriyor. Japonya Savunma Bakanlığı, devriyeye katılan gemilerin rotalarını ve faaliyetlerini sürekli olarak izlediklerini, ayrıca kendi deniz kuvvetlerine ait savaş gemileri ve uçaklarla bu hareketliliğe karşılık verdiklerini açıkladı. Öte yandan, bu devriyelerin Birleşik Devletler ve diğer bölgesel müttefikler tarafından da yakından takip edildiği biliniyor.
Asya-Pasifik bölgesi, son yıllarda ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin merkezi haline gelmiş durumda. Rusya'nın bu denkleme Çin'in yanında dahil olması, bölgedeki ittifak sistemlerini yeniden şekillendiriyor. Ayrıca, bu tür ortak devriyeler, uluslararası hukuk açısından tartışmalara yol açıyor. Devriyeler uluslararası sularda gerçekleştirilse de, Japonya gibi ülkeler tarafından 'provokasyon' olarak algılanıyor. Uzmanlar, bu tür faaliyetlerin yanlış hesaplama riskini artırabileceği ve bölgesel bir çatışmanın fitilini ateşleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya ve Çin'in Japonya yakınlarındaki ortak devriyesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmamakla birlikte, küresel güvenlik dengeleri açısından önem taşıyor. Türkiye, NATO üyesi bir ülke olarak Asya-Pasifik'teki bu tür askeri hareketlilikleri yakından izliyor. Rusya ile Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan gerilim, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliğini doğrudan etkilerken, Çin'in artan askeri varlığı da küresel güç mücadelesini derinleştiriyor. Türkiye'nin, bu iki ülkeyle de dengeli ilişkiler yürütme politikası göz önüne alındığında, bu tür gelişmelerin bölgesel istikrara etkisi Türk dış politikasında dikkatle değerlendiriliyor. Ancak, bu devriyenin Türkiye'ye doğrudan bir yansıması bulunmuyor; daha çok uluslararası sistemdeki güç dengesizliklerinin bir göstergesi olarak okunabilir.