Rusya, Ukrayna'ya yönelik saldırılarını son haftalarda yoğunlaştırarak 2 Haziran gecesi tarihin en büyük hava harekâtlarından birini gerçekleştirdi. Moskova, başkent Kiev başta olmak üzere birçok Ukrayna kentine 600'den fazla insansız hava aracı ve 70'ten fazla füze fırlattı. Saldırılarda onlarca sivil yaralanırken, can kaybı hızla artıyor. Ukrayna hava savunma sistemleri çok sayıda hedefi imha etse de, özellikle konut bölgelerine isabet eden mühimmatlar nedeniyle sivil kayıpların yüksek olduğu bildiriliyor.
Saldırının ayrıntıları ve etkileri
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Rus güçleri gece boyunca Shahed tipi kamikaze İHA'lar ve seyir füzeleri kullandı. Saldırıların büyük bölümü Kiev, Harkiv, Dnipro ve Odessa gibi büyük şehirleri hedef aldı. Enerji altyapısının da vurulduğu belirtilirken, birçok bölgede elektrik ve su kesintileri yaşanıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıları 'terör eylemi' olarak nitelendirerek uluslararası topluma daha fazla hava savunma sistemi çağrısında bulundu.
Yetkililer, saldırıda kullanılan füzelerin bir kısmının hipersonik Kinzhal füzesi olduğunu, bunların hava savunma sistemleri tarafından durdurulmasının zor olduğunu ifade ediyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri, 70 füzeden 30'unu, 600 İHA'dan ise 400'den fazlasını imha ettiğini duyurdu. Buna rağmen kalan mühimmatlar büyük hasara yol açtı. Acil servis ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışmalarını sürdürürken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, Rusya'nın savaşı tırmandırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Batılı analistler, Moskova'nın Ukrayna'nın enerji altyapısını ve savunma kapasitesini hedef alarak ülkeyi teslim almaya çalıştığını belirtiyor. Saldırının hemen ardından NATO ve Avrupa Birliği'nden kınama mesajları gelirken, ABD'nin Ukrayna'ya ilave askeri yardım paketini hızlandırabileceği konuşuluyor. Özellikle Almanya ve Fransa, Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi gönderme sözü verdi. Ancak Rusya'nın insansız hava aracı ve füze stokunun yüksek olması, Ukrayna'nın uzun süre bu tür saldırılara maruz kalabileceğini gösteriyor. Savaşın 15. ayına girilirken, taraflar arasında barış görüşmelerine dair herhangi bir umut ışığı bulunmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik bu yoğun hava saldırıları, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazlardan geçişleri kontrol ederken, savaşın tırmanması enerji ve tahıl koridorlarını tehdit ediyor. Türkiye'nin hem NATO üyesi hem de Rusya ile dengeli ilişkiler yürüten bir ülke olarak, bu krizde arabuluculuk rolü daha da önem kazanıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'ya sağladığı Bayraktar TB2 İHA'larının savaşta etkin kullanılması, savunma sanayii ihracatı açısından dikkat çekiyor. Saldırıların Türkiye'nin enerji güvenliğine etkisi ise yakından izleniyor.