Reuters haber ajansının ele geçirdiği mali belgelere göre Rusya, 2027 yılı devlet bütçesinde refah, eğitim ve sağlık harcamalarını önemli ölçüde kısacak. Moskova yönetimi, daha önce duyurulan vergi artışlarına ek olarak bu kesintilere gitme kararı aldı. Kararın arkasında ise hızla artan askeri harcamaların yarattığı bütçe açığını kapatma zorunluluğu yatıyor. Reuters'ın 29 Eylül'de aktardığı belgeler, savaş ekonomisinin sivil harcamalar üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.
Askeri Harcamalar ve Bütçe Baskısı
Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sürdürebilmek için savunma sanayisine ayırdığı kaynak her geçen yıl artıyor. 2024'te savunma harcamalarının federal bütçenin yaklaşık üçte birini oluşturduğu tahmin ediliyor. 2025 ve sonrası için planlanan harcamalar, savaşın uzun süreceğini ve Moskova'nın cephede üstünlük sağlamak için ekonomisini daha da militarize edeceğini gösteriyor. Ancak bu durum, eğitim, sağlık ve sosyal yardım gibi alanlara ayrılan payın azalmasına yol açıyor.
Belgelere göre 2027 bütçesinde refah harcamalarında ciddi kesintiler öngörülüyor. Emekli maaşları ve sosyal yardımlar, enflasyonun altında artırılacak; bu da milyonlarca Rus vatandaşının alım gücünün düşmesi anlamına geliyor. Eğitim ve sağlık bütçeleri de reel olarak küçülecek. Hükümet, bu kesintileri "optimizasyon" olarak nitelendirse de uzmanlar, bunun halkın yaşam standardını doğrudan vuracağını belirtiyor.
Ayrıca daha önce açıklanan vergi artışları da yürürlüğe girecek. Gelir vergisi dilimlerinde yapılan değişiklikler ve kurumlar vergisindeki artışlar, işletmeler ve çalışanlar üzerindeki yükü artıracak. Ekonomistler, bu politikaların iç talebi zayıflatabileceği ve uzun vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Rusya'nın ekonomik önceliklerini savaş lehine yeniden düzenlemesi, küresel dengeleri de etkiliyor. Batı yaptırımları ve ihracat kontrolleri, Rusya'nın teknoloji ve finansmana erişimini kısıtlarken, Moskova yönünü Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerine çevirmiş durumda. Enerji ihracatından elde edilen gelirler, bütçe açığını bir ölçüde finanse etse de fiyat dalgalanmaları ve alıcı ülkelerin talebindeki değişimler risk oluşturuyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Rusya'nın savaş kapasitesini zayıflatmak için yeni yaptırım paketleri üzerinde çalışıyor. Ancak Moskova'nın sivil harcamaları kısarak askeri harcamaları sürdürme kararlılığı, yaptırımların etkisini sınırlayabilir. Öte yandan, Rus halkının artan ekonomik zorluklara ne kadar tahammül edeceği belirsizliğini koruyor. Sosyal huzursuzluk riski, Kremlin için önümüzdeki dönemde önemli bir iç tehdit olarak öne çıkıyor.
Küresel ölçekte ise Rusya'nın ekonomik daralması, emtia piyasalarını ve enerji fiyatlarını etkileyebilir. Tahıl ve gübre ihracatındaki aksamalar, özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda güvenliği sorunlarını derinleştirebilir. Ayrıca Rusya'nın askeri harcamalarındaki artış, diğer ülkeleri de savunma bütçelerini büyütmeye teşvik ederek küresel bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya'nın ekonomik daralması ve sivil harcamaları kısması, Türkiye'yi birkaç açıdan ilgilendiriyor. Öncelikle, Rusya Türkiye'nin en büyük doğal gaz tedarikçisi ve önemli bir ticaret ortağı. Rus ekonomisindeki yavaşlama, ikili ticaret hacmini ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Rusya'nın enerji ihracatını sürdürme çabası, Türkiye üzerinden geçen doğal gaz hatlarının stratejik önemini artırıyor. Batı yaptırımlarına rağmen Türkiye'nin Rusya ile ekonomik ilişkilerini dengeleme politikası, önümüzdeki dönemde daha da zorlaşabilir. Bölgesel istikrar açısından ise Rusya'nın iç ekonomik baskıları, Karadeniz ve Kafkasya'daki güç projeksiyonunu sınırlayabilir; bu da Türkiye'nin bölgesel hamlelerinde yeni fırsatlar veya riskler doğurabilir.