Britanya doğumlu Hint asıllı yazar Salman Rushdie, Londra'da düzenlenen bir törende ifade özgürlüğü mücadelesinin önemini vurguladı. PEN International tarafından edebiyat ve özgür ifadeye katkılarından dolayı onurlandırılan Rushdie, 'Ben Amerika'da yaşıyorum ve Birinci Değişiklik'in ülkesindeki yetkililerden bu kadar büyük bir ifade özgürlüğü saldırısı geleceğini asla düşünmezdim' dedi. Yazar, dünya genelinde artan sansür ve otoriter eğilimlere dikkat çekerek özgür düşüncenin savunulması çağrısında bulundu.
Rushdie'nin ifade özgürlüğü mücadelesi ve yaşamı
Salman Rushdie, 1988 yılında yayımlanan 'Şeytan Ayetleri' adlı romanı nedeniyle İran İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri Ayetullah Humeyni tarafından ölüm fetvasıyla hedef alınmıştı. Onlarca yıl saklanarak yaşayan yazar, 2022 yılında New York'taki bir edebiyat etkinliğinde bıçaklı saldırıya uğramış ve bir gözünü kaybetmişti. Rushdie, bu saldırının ardından da ifade özgürlüğü savunuculuğuna devam ediyor. PEN International Başkanı Burhan Sonmez, 'Salman Rushdi, kelimelerin gücüne ve özgür ifadenin önemine olan inancıyla milyonlara ilham verdi' dedi.
Londra'daki törende konuşan Rushdie, günümüzde ifade özgürlüğünün sadece otoriter rejimlerde değil, demokratik ülkelerde de tehdit altında olduğunu vurguladı. 'Amerika'da kitap yasaklamaları, üniversitelerde sansür ve sosyal medyada ifade kısıtlamaları artıyor. Bu, özgür toplumların temelini sarsıyor' dedi. Yazar, ifade özgürlüğü mücadelesinin sadece yazarların değil, tüm vatandaşların sorumluluğu olduğunu belirtti. Törene katılan çeşitli ülkelerden yazarlar ve aktivistler, Rushdie'ye destek mesajları iletti.
Küresel ölçekte ifade özgürlüğünün durumu
Dünya genelinde ifade özgürlüğü giderek artan bir baskı altında. Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi kuruluşlar, birçok ülkede gazetecilere ve yazarlara yönelik sansür ve şiddetin arttığını rapor ediyor. Özellikle Asya, Orta Doğu ve Afrika'da otoriter yönetimler, muhalif sesleri susturmak için yasal ve yasa dışı yöntemlere başvuruyor. ABD'de ise son yıllarda kitap yasaklamaları ve okullarda müfredat sansürü tartışmaları yoğunlaştı. Rushdie'nin uyarıları, bu küresel eğilime karşı farkındalık yaratmayı amaçlıyor. PEN International, dünya çapında 100'den fazla ülkede ifade özgürlüğünü korumak için çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ifade özgürlüğü, özellikle gazeteciler ve yazarlar açısından hassas bir konu. Rushdie'nin vurguladığı 'otoriter baskı' ve 'sansür' Türkiye'nin de yakından tanıdığı kavramlar. Türkiye, son yıllarda medya özgürlüğü endekslerinde alt sıralarda yer alıyor. Bu gelişme, Türkiye'deki ifade özgürlüğü mücadelesine uluslararası bir perspektif sunuyor. Rushdie'nin çağrısı, Türkiye'deki yazar ve gazeteciler için de ilham verici olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde ifade özgürlüğü standartlarını yükseltmesi gerekliliğini hatırlatıyor.