Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları devam ediyor. Pazar günü erken saatlerde Rus balistik füzeleri başkent Kiev'i vurdu; çıkan yangınlarda en az üç sivil yaralandı. Ukrayna'nın diğer bölgelerindeki saldırılarda ise en az iki kişi hayatını kaybetti. Ayrıca, Ukrayna'nın Rusya kontrolündeki bölgelere düzenlediği saldırılarda dört kişinin öldüğü bildirildi. Yerel yetkililer, ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, başkentin çeşitli bölgelerinde patlamaların meydana geldiğini ve itfaiye ekiplerinin müdahale ettiğini duyurdu. İlk belirlemelere göre, füzelerin isabet ettiği binalarda yangınlar çıktı ve bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı.
Ukrayna Hava Kuvvetleri, sabah saatlerinde dört balistik füzenin Kiev üzerinde imha edildiğini ancak enkazların şehir dışına düştüğünü açıkladı. Ancak bazı füzelerin hedefini bulduğu belirtildi. Ukrayna genelindeki diğer saldırılarda, Dnipropetrovsk bölgesinde bir sivil, Sumi'de ise bir kişi hayatını kaybetti.
Öte yandan, Rusya tarafından atanan Zaporijya bölgesi yetkilileri, Ukrayna ordusunun düzenlediği topçu ve füze saldırılarında dört kişinin öldüğünü, onlarca kişinin yaralandığını bildirdi. Rusya'nın kontrolündeki bu bölgede sivil altyapının hedef alındığı iddia edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırılar, Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik son haftalarda yoğunlaştırdığı saldırıların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ukrayna'nın başarılı insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Rus ordusunun cephe gerisindeki ikmal hatlarını hedef alarak ilerleyişini yavaşlatmış durumda. Ancak Moskova, sivil kayıplara yol açan bu saldırıları şiddetlendirerek karşılık veriyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, uluslararası topluma daha fazla hava savunma sistemi çağrısında bulundu. Batılı ülkeler, Ukrayna'ya yeni silah paketleri göndermeye devam ederken, savaşın kış aylarına doğru tırmanabileceği endişesi yaygın.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta arabuluculuk çabalarını sürdürürken, Karadeniz'deki güvenlik dinamikleri doğrudan Türkiye'yi ilgilendiriyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, bölgesel istikrarı tehdit ederken, tahıl koridoru anlaşması gibi kritik konuları da etkileyebilir. Türkiye'nin NATO'daki rolü ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan sorumlulukları, bu çatışmanın seyrine göre şekilleniyor. Ankara'nın hem Moskova hem Kiev ile diyaloğunu sürdürmesi, insani krizlerin önlenmesi ve bölgesel barışın sağlanması açısından önem taşıyor.