Rusya’nın kuzeyindeki Severodvinsk kentinde bulunan Sevmash tersanesi, 28 Temmuz 2026 tarihinde Yasen-M sınıfı dördüncü nükleer enerjili seyir füzesi denizaltısı Ulyanovsk’u suya indirdi. Bu tören, denizaltının gövde inşaatının tamamlandığını ve donatım ile test aşamalarının sonuna gelindiğini gösteriyor. Ulyanovsk, Rus Donanması’nın 21. yüzyıldaki en modern saldırı denizaltılarından biri olarak kabul ediliyor ve özellikle Kalibr ve Zirkon füzeleriyle donatılması bekleniyor.
Ulyanovsk’un Teknik Özellikleri ve İnşa Süreci
Yasen-M sınıfı denizaltılar, Rusya’nın Sovyet döneminden kalma Akula ve Oscar sınıfı denizaltılarının yerini alacak şekilde tasarlandı. Proje 885M kapsamında inşa edilen Ulyanovsk, 139 metre uzunluğa ve 13.800 ton su altı deplasmanına sahip. Denizaltı, 10 adet dikey fırlatma tüpü aracılığıyla Kalibr seyir füzeleri, Oniks anti-gemi füzeleri ve yeni nesil Zirkon hipersonik füzeleri taşıyabiliyor. Ayrıca 533 mm torpido tüpleriyle de donatılan Ulyanovsk, su altında 31 knot (yaklaşık 57 km/s) hıza ulaşabiliyor ve nükleer reaktörü sayesinde neredeyse sınırsız bir menzile sahip.
Sevmash tersanesi, Ulyanovsk’un inşaatına 2017 yılında başlamıştı. Törende konuşan Sevmash Genel Müdürü Mikhail Budnichenko, denizaltının donatım çalışmalarının devam ettiğini ve 2027 yılında Rus Donanması’na teslim edilmesinin planlandığını açıkladı. Ulyanovsk’un suya indirilmesi, Rusya’nın denizaltı modernizasyon programının önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Ülkenin 2027 yılına kadar Yasen-M sınıfı en az 9 denizaltıyı envanterine katması hedefleniyor. Şu ana kadar Kazan, Novosibirsk ve Krasnoyarsk adlı üç Yasen-M sınıfı denizaltı hizmete girmiş durumda.
Küresel Güç Dengeleri ve NATO’ya Mesaj
Ulyanovsk’un suya indirilmesi, yalnızca Rus donanmasının teknik kapasitesini artırmakla kalmıyor; aynı zamanda NATO’ya yönelik stratejik bir mesaj niteliği taşıyor. Özellikle Atlantik Okyanusu’nda ve Avrupa kıyılarında devriye görevi yapacak olan bu denizaltılar, NATO’nun denizaltı karşıtı savunma sistemleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zirkon hipersonik füzelerinin hızı ve manevra kabiliyeti, mevcut hava savunma sistemlerinin çoğunu etkisiz kılabilecek kapasitede. Bu durum, ABD ve müttefiklerinin deniz güvenliği konseptlerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.
Ulyanovsk’un Kuzey Filosu’na katılması bekleniyor. Bu filo, Rusya’nın Arktik bölgesindeki varlığının da önemli bir unsuru. Arktik’te doğal kaynakların paylaşımı ve yeni deniz yollarının kontrolü konusundaki rekabet göz önüne alındığında, Ulyanovsk’un bölgedeki Rus caydırıcılık gücünü artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür denizaltıların Rusya’nın küresel deniz gücünü önemli ölçüde güçlendireceğini ve stratejik dengeyi etkileyebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ulyanovsk’un suya indirilmesi, Türkiye’nin Karadeniz ve Doğu Akdeniz’deki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Rusya’nın denizaltı filo kapasitesinin artması, Karadeniz’deki askeri güç dengesini değiştirebilir. Türkiye, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olarak Rusya’nın bu hamlesini yakından izliyor. Öte yandan, Türkiye ile Rusya arasında enerji ve savunma alanlarındaki iş birliği göz önüne alındığında, bu gelişmenin ikili ilişkileri doğrudan bozması beklenmiyor. Ancak Türkiye’nin kendi denizaltı modernizasyon programları kapsamında MİLDEN projesi ve yeni nesil denizaltı alımları, bu tür gelişmelere karşı savunma hazırlığını artırma ihtiyacını ortaya koyuyor. Sonuç olarak, Ulyanovsk’un hizmete girmesi, Türkiye’nin bölgesel güvenlik politikalarında dikkate alması gereken bir faktör oluşturuyor.