ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Yemen'deki Husilerle yaşanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik risklerini ele almak üzere bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın korunması için atılacak ortak adımlar masaya yatırıldı. Toplantı, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını gözden geçirdiği ve Suudi Arabistan ile ilişkilerini yeniden dengelemeye çalıştığı bir dönemde gerçekleşti.
Görüşmenin Arka Planı ve Bölgesel Dinamikler
Rubio ve Ferhan arasındaki görüşme, Yemen'deki Husilerin son aylarda Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki ticari gemilere yönelik saldırılarını artırmasının ardından geldi. Husiler, İsrail-Hamas savaşına destek amacıyla başlattıkları eylemlerle uluslararası deniz trafiğini tehdit ediyor. ABD, bu saldırılara karşı Birleşik Krallık ile birlikte Husilere ait askeri hedefleri vuruyor. Suudi Arabistan ise Yemen'de yıllardır süren savaşta Husilere karşı koalisyon güçlerine liderlik etmişti ancak son dönemde ateşkes çabalarına odaklanmış durumda.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir su yolu. İran, boğazı kapatma tehdidinde bulunarak Batı'ya gözdağı veriyor. ABD ve Suudi Arabistan, İran'ın bu tür girişimlerine karşı ortak savunma stratejileri geliştirmeyi amaçlıyor. Görüşmede ayrıca, Suudi Arabistan'ın ABD'den daha fazla güvenlik garantisi talep ettiği ve askeri satın alımların hızlandırılması konusunun ele alındığı bildirildi.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD'nin Suudi Arabistan ile ilişkileri, özellikle 2018'de Cemal Kaşıkçı cinayeti sonrası gerilmişti. Ancak Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin'in bölgedeki artan etkisi, Washington'ın Riyad ile bağlarını onarma çabalarını hızlandırdı. Suudi Arabistan ise son yıllarda Çin ve Rusya ile de yakınlaşarak çok kutuplu bir dış politika izliyor. Bu görüşme, ABD'nin Suudi Arabistan'ı İran'a karşı bir denge unsuru olarak tutma çabasının bir parçası.
Yemen'deki insani kriz ise derinleşiyor. BM'ye göre, ülkedeki iç savaşta 377 binden fazla kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi açlıkla mücadele ediyor. Husilerin saldırıları, uluslararası yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırıyor. ABD ve Suudi Arabistan, Yemen'de kalıcı bir ateşkes sağlanması için Husiler üzerinde baskı kurmayı hedefliyor ancak Husiler, İsrail'in Gazze'deki operasyonları durmadan saldırılarını sürdüreceklerini açıkladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, küresel enerji fiyatlarını da etkiliyor. Petrol fiyatları, olası bir krizde dalgalanma gösterebilir. ABD ve Suudi Arabistan, boğazın açık kalması için ortak devriye görevleri ve askeri tatbikatlar düzenlemeyi planlıyor. Görüşmede ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin son gelişmeler ve bu konuda atılacak adımlar da ele alındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek bir konumda. Enerji ithalatının büyük bölümünü deniz yoluyla yapan Türkiye, Hürmüz'deki istikrarsızlığın petrol fiyatlarını yükseltmesi durumunda ekonomik olarak olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Yemen'deki savaşın uzaması, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile ilişkilerini son yıllarda düzeltme yolunda olsa da, ABD-Suudi yakınlaşması ve İran karşıtı bloğun güçlenmesi, Türkiye'nin denge politikasını test edebilir. Türkiye'nin, Yemen'deki insani krize yönelik yardımları sürdürmesi ve bölgesel diyalog girişimlerine ağırlık vermesi bekleniyor.