ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz günlerde Arap Körfez ülkelerinin liderleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin ana gündem maddesi, Başkan Donald Trump yönetiminin İran'la yürüttüğü nükleer müzakereler oldu. Rubio, Körfez'deki müttefiklere, Washington'ın Tahran'la yapacağı olası bir anlaşmada onları göz ardı etmeyeceğini ve bölgesel güvenlik kaygılarının dikkate alınacağını aktardı. Bu ziyaret, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn gibi ülkelerde, ABD'nin İran'la anlaşmasının onların çıkarlarına zarar vereceği endişesinin arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Arka plan: Körfez'in İran endişesi
Körfez ülkeleri, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü nüfuz mücadelesi konusunda uzun süredir endişe duyuyor. Trump'ın ilk döneminde uyguladığı 'maksimum baskı' politikası, İran'ı ekonomik olarak köşeye sıkıştırmıştı. Ancak Trump'ın ikinci döneminde, İran'la doğrudan müzakere masasına oturma ihtimali, Körfez'de tedirginlik yarattı. Zira bu ülkeler, ABD'nin İran'la anlaşarak bölgedeki varlığını azaltmasından ve Tahran'ın elini güçlendirmesinden çekiniyor. Rubio'nun ziyareti, bu güvensizliği gidermeyi amaçlıyor.
Bakan Rubio, görüşmelerde ABD'nin İran'a karşı askeri seçenekleri de masada tuttuğunu, ancak diplomasiye öncelik verdiğini vurguladı. Ayrıca, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel faaliyetlerinin de müzakere konusu olduğunu belirtti. Körfez liderleri ise, İran'ın nükleer silah elde etmesinin kendileri için kırmızı çizgi olduğunu yineledi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran müzakereleri, sadece Körfez'i değil, aynı zamanda İsrail ve Avrupalı müttefikleri de yakından ilgilendiriyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemek için askeri seçeneklere sıcak bakıyor. Avrupa Birliği ise, ABD'nin İran'la anlaşmasının 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yerini almasını istiyor. Rubio'nun Körfez turu, ABD'nin bu karmaşık denklemdeki pozisyonunu netleştirme çabası olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Çin ve Rusya'nın İran'la yakın ilişkileri, müzakerelerin küresel güç dengelerini de etkileyebileceği anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. ABD'nin İran'la anlaşması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel ticaret dengeleri açısından kritik. Ayrıca, Suriye ve Irak'ta İran'la yaşanan gerginlikler, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını ilgilendiriyor. Ankara, ABD-İran müzakerelerinin şeffaf yürütülmesini ve Türkiye'nin bölgesel rolünün göz ardı edilmemesini bekliyor. Rubio'nun Körfez turu, Türkiye'nin de bu süreçte daha aktif bir diplomasi izlemesi gerektiğini ortaya koyuyor.