Ünlü enerji analisti Rory Johnston, 2019'da İran ile ABD arasında çıkacak olası bir savaşın petrol fiyatlarını 200 dolara fırlatacağı yönündeki tahmininin neden gerçekleşmediğini açıkladı. Johnston, İran savaşının petrol piyasalarına beklenmedik dersler verdiğini belirterek, küresel petrol arzındaki dayanıklılığın ve jeopolitik risklerin fiyatlama üzerindeki etkisinin sanılandan farklı olduğunu vurguladı.
Tahmin Neden Tutmadı?
Johnston, 2019 yazında İran ile ABD arasında tırmanan gerilim sonrası petrol fiyatlarının varil başına 200 doları görebileceğini öngörmüştü. Ancak gerçekleşen savaş, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına ve arz şokuna rağmen fiyatların 100 doların üzerine çıkmasına engel oldu. Johnston'a göre bunun birkaç nedeni var. İlk olarak, ABD'nin kaya petrolü üretimi sayesinde stratejik petrol rezervlerini devreye sokması ve Suudi Arabistan'ın arz açığını kapatmak için üretimi artırması, piyasanın paniklemesini önledi. İkinci olarak, Çin ve Hindistan gibi büyük tüketicilerin alternatif tedarik kaynaklarına yönelmesi ve stratejik stoklarını kullanması, talep tarafında esneklik yarattı.
Johnston, "Savaşın ilk günlerinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker trafiği yüzde 40 azaldı. Ancak dünya, 2019'a kıyasla daha fazla petrol üretiyordu ve ABD, stratejik rezervlerini tarihin en yüksek seviyesinde tutuyordu" dedi. Ayrıca, Irak ve Libya gibi ülkelerdeki üretim kayıplarının, Rusya ve Suudi Arabistan'ın artan üretimiyle telafi edildiğini belirtti.
Petrol Piyasasında Yeni Denge
İran savaşı, petrol piyasalarının jeopolitik şoklara karşı ne kadar dirençli olduğunu gösterdi. OPEC+'ın koordineli üretim artışları ve ABD'nin kaya petrolü devrimi, geleneksel arz krizlerinin etkisini azalttı. Ancak Johnston, bu direncin kalıcı olmayabileceği uyarısında bulunuyor. "OPEC+'ın yedek kapasitesi sınırlı ve kaya petrolü yatırımları yeşil enerji geçişi nedeniyle azalıyor. Bir sonraki büyük kriz, piyasayı gerçekten test edebilir" ifadelerini kullandı.
Analist, savaşın en önemli dersinin, piyasaların kısa vadeli şokları absorbe edebileceği, ancak uzun vadeli arz güvenliğinin hala kırılgan olduğu olduğunu söyledi. Özellikle Orta Doğu'da istikrarın korunmasının, küresel petrol fiyatları için kritik olduğunu vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ithalatının büyük bölümünü İran, Irak ve Rusya'dan yapıyor. İran savaşı sırasında Türkiye, alternatif tedarikçilere yönelmek zorunda kalmış ve enerji maliyetleri artmıştı. Johnston'ın analizi, Türkiye'nin enerji arz güvenliği için stratejik rezervlerini artırması ve kaynak çeşitlendirmesine gitmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz keşifleri ve yenilenebilir enerji yatırımları, Türkiye'nin jeopolitik risklere karşı kırılganlığını azaltabilir. Küresel petrol piyasasının yeni dengesi, Türkiye'nin enerji politikasında daha proaktif olmasını gerektiriyor.