Romanya'da siyasi kriz her geçen gün derinleşirken, başkent Bükreş'in bağımsız belediye başkanı Nicușor Dan, kariyerinin en zorlu sınavıyla karşı karşıya. Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis, ülkeyi erken seçime götürebilecek bir hükümet kurma krizini çözmek için Dan'den geçici bir kabine oluşturmasını istedi. Ancak aşırı sağın yükselişi ve partiler arasındaki derin görüş ayrılıkları, bu görevi neredeyse imkânsız kılıyor. Iohannis, yeni bir seçimin aşırı sağcı partilere zafer kazandırabileceği endişesiyle mevcut parlamentoda bir çözüm arıyor.
Krizin arka planı: Koalisyon pazarlıkları tıkandı
Aralık 2024'te yapılan genel seçimlerin ardından hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Sosyal Demokrat Parti (PSD) birinci çıkarken, onu merkez sağdaki Ulusal Liberal Parti (PNL) ve aşırı sağcı Romanya'nın Birleşmesi İçin İttifak (AUR) izledi. Haftalardır süren koalisyon görüşmelerinde PSD ve PNL, AUR'yi dışarıda bırakmak için anlaşmaya çalıştı ancak mali reform, yargı bağımsızlığı ve AB fonlarının kullanımı gibi konularda uzlaşma sağlanamadı. Bu çıkmaz, ülkeyi erken seçime sürükleme riski taşıyor.
Nicușor Dan, 2020'de Bükreş belediye başkanı seçilen bir matematikçi ve sivil toplum aktivisti. Yolsuzlukla mücadele ve şeffaf yönetim vaatleriyle tanınıyor. Ancak hiçbir partinin üyesi olmayan Dan'ın, krizde tarafsız bir figür olarak geçici hükümeti kurması, kısa vadeli bir çözüm olarak görülüyor. Dan, görevi kabul ederse, mali istikrarı sağlamak ve AB fonlarını akıtmak zorunda kalacak. Ekonomistler, Romanya'nın bu yıl %2,5'lik bir bütçe açığına gittiğini ve acil kemer sıkma önlemleri alınmazsa AB'nin mali disiplin kurallarını ihlal edebileceğini uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Aşırı sağ tehdidi ve Batı ittifakı
Romanya'daki siyasi kriz, yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmıyor. Ülke, NATO'nun doğu kanadında stratejik bir konuma sahip ve Ukrayna'ya yardım için kritik bir lojistik merkezi. Aşırı sağın iktidara yaklaşması, Batı yanlısı duruşu zayıflatabilir ve Macaristan ile eski ABD Başkanı Donald Trump'ın olası dönüşüyle birlikte Avrupa'da otoriterleşme eğilimlerini güçlendirebilir. AB yetkilileri, Romanya'da istikrarın korunmasının, bölgede Rus etkisine karşı bir denge unsuru olduğunu vurguluyor.
Ayrıca, Romanya'nın AB dönem başkanlığına hazırlandığı bir dönemde yaşanan bu kriz, bloğun doğuya genişleme ve reform sürecini de olumsuz etkileyebilir. Yatırımcılar, siyasi belirsizlik karşısında Romanya varlıklarından çıkış yaparken, leu son haftalarda dolar ve euro karşısında değer kaybetti. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, hükümet kurulamaması halinde ülkenin kredi notunu düşürebilecekleri uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Romanya, Türkiye'nin Karadeniz'deki en önemli müttefiklerinden biri ve ikili ticaret hacmi 10 milyar doları aşmış durumda. Siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımcılar için risk oluştururken, Karadeniz'deki güvenlik işbirliğini de zayıflatabilir. Aşırı sağın güç kazanması halinde Romanya'nın NATO içindeki dayanışmacı tutumu zedelenebilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki savunma stratejilerini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Ukrayna tahılının Romanya limanları üzerinden sevkiyatı, kriz nedeniyle sekteye uğrayabilir; bu da gıda fiyatlarında küresel dalgalanmalara yol açabilir. Türkiye, hem ekonomik çıkarları hem de bölgesel güvenlik dengeleri açısından Romanya'daki gelişmeleri yakından izlemelidir.