Roma havalimanları yönetimi, Avrupa Birliği'nin biyometrik sınır kontrollerinin yaz aylarında askıya alınmaması halinde havalimanlarında büyük bir kaos ve 'felaket' yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. İtalya'nın başkentindeki Leonardo da Vinci-Fiumicino ve Ciampino havalimanlarının işletmecisi Aeroporti di Roma'nın CEO'su Marco Troncone, artan yolcu sayılarıyla başa çıkabilmek için Schengen bölgesine giriş-çıkışlarda parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik kontrollerin geçici olarak durdurulması gerektiğini söyledi. Troncone, mevcut sistemin özellikle yoğun yaz sezonunda kapasiteyi aşacağını belirterek, 'önlem alınmazsa felaket senaryosu kaçınılmaz' dedi.
Gelişmenin arka planı: Yeni Sınır Giriş-Çıkış Sistemi (EES) endişeleri
Avrupa Birliği'nin 2025 yılında devreye almayı planladığı yeni Sınır Giriş-Çıkış Sistemi (EES), üçüncü ülke vatandaşlarının Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarını biyometrik verilerle kayıt altına almayı hedefliyor. Ancak havalimanı işletmecileri, bu sistemin özellikle yaz aylarında yoğun turist akını yaşanan merkezlerde ciddi gecikmelere yol açacağını savunuyor. Roma havalimanları, 2023 yılında 40 milyondan fazla yolcuya hizmet verirken, 2024 yazında bu rakamın daha da artması bekleniyor. Aeroporti di Roma, sistem testlerinde bir yolcunun giriş işleminin ortalama 4 dakika sürdüğünü, bunun da normal prosedürün iki katı olduğunu belirtiyor. Troncone, 'Eğer sistem yaz başında tam kapasite çalışmaya başlarsa, kuyruklar terminal dışına taşar ve uçuşlar aksar' uyarısında bulundu.
Havalimanı yönetimi, geçici bir çözüm olarak biyometrik kontrollerin sadece riskli yolculara uygulanmasını veya yaz boyunca tamamen askıya alınmasını öneriyor. Ancak AB Komisyonu, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek sistemin ertelenmesine sıcak bakmıyor. İtalya Ulaştırma Bakanlığı ise konuyla ilgili Brüksel'le görüşmelerini sürdürüyor. Benzer uyarılar Paris Charles de Gaulle ve Frankfurt havalimanlarından da gelmiş, ancak şimdiye kadar somut bir adım atılmamıştı.
Bölgesel ve küresel boyut: Turizm sektörü ve hava yolu taşımacılığına etkisi
Roma havalimanlarındaki bu uyarı, sadece İtalya'yı değil, tüm Avrupa turizm sektörünü yakından ilgilendiriyor. İtalya, her yıl milyonlarca turist çeken bir destinasyon olarak, yaz aylarında havalimanı yoğunluğunun zirve yaptığı ülkelerin başında geliyor. Eğer sınır kontrolleri askıya alınmazsa, uzun gecikmeler turistlerin seyahat planlarını altüst edebilir ve İtalya'nın turizm gelirlerine darbe vurabilir. Ayrıca, hava yolu şirketleri de gecikmeler nedeniyle ek maliyetlerle karşı karşıya kalabilir. Avrupa Hava Trafik Yönetimi Örgütü (Eurocontrol), 2024 yazında Avrupa semalarında günlük 33 bin uçuş bekliyor; bu da pandemi öncesi seviyelerin üzerinde. Böyle bir ortamda havalimanlarındaki aksaklıkların zincirleme etkisi tüm kıtayı etkileyebilir.
AB düzeyinde ise EES'in uygulanması, Birliğin dış sınırlarını daha sıkı kontrol etme hedefinin bir parçası. Ancak pratikteki zorluklar, üye ülkeler arasında farklı görüşlere yol açıyor. Bazı ülkeler güvenlik önlemlerinin gevşetilmesine karşı çıkarken, diğerleri ekonomik kaygılar nedeniyle esneklik talep ediyor. Roma'daki bu uyarı, AB kurumlarının bir kez daha güvenlik ile serbest dolaşım arasındaki hassas dengeyi yeniden düşünmesini sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile vize serbestisi müzakereleri ve Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine seyahatleri açısından önemli. AB'nin biyometrik sınır kontrollerini sıkılaştırması, Türk vatandaşlarının vize başvuru süreçlerini daha da zorlaştırabilir. Ayrıca, İtalya gibi Türkiye'nin önemli turizm ortaklarından birinde yaşanacak aksaklıklar, dolaylı olarak Türk turizm sektörünü de etkileyebilir. Türkiye'nin AB ile yeniden canlandırmaya çalıştığı diyalog sürecinde, bu tür teknik engellerin aşılmaması ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Türkiye'nin kendi havalimanlarında uyguladığı biyometrik sistemler (örneğin İstanbul Havalimanı) başarılı bir örnek oluşturarak AB'ye model teşkil edebilir.