İngiltere merkezli havacılık ve savunma şirketi Rolls-Royce, kısa mesafe uçaklar için yeni bir motor geliştirme projesinde kullanılmak üzere İngiliz hükümetinden 200 milyon sterline (yaklaşık 250 milyon dolar) kadar devlet desteği almak için görüşmelerini son aşamaya getirdi. Şirket, bu kaynağı yeni nesil motorun araştırma-geliştirme aşamasında kullanmayı planlıyor. Anlaşmanın önümüzdeki haftalarda resmiyet kazanması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Rolls-Royce, pandemi sonrası toparlanma sürecinde maliyetleri düşürmek ve rekabet gücünü artırmak için yeni teknolojilere yatırım yapıyor. Şirketin geliştirmeyi planladığı motor, kısa mesafe (short-haul) uçuşlarda kullanılacak ve yakıt verimliliği ile çevresel etkiyi azaltmayı hedefleyecek. Bu proje, Birleşik Krallık'ın 2050 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda havacılık sektörünün karbonsuzlaşmasına katkı sağlayabilir. İngiliz hükümeti, ülkedeki ileri mühendislik ve imalat sanayisini desteklemek amacıyla havacılık sektörüne yönelik çeşitli teşvik programları yürütüyor. Rolls-Royce'un bu destekten yararlanması, şirketin Ar-Ge kapasitesini güçlendirirken, aynı zamanda Birleşik Krallık'ta yüksek katma değerli iş imkanları yaratabilir. Ancak, devlet yardımları konusunda zaman zaman tartışmalar yaşanıyor; özellikle şirketin geçmişteki mali zorlukları ve işten çıkarmaları göz önüne alındığında, kamu kaynaklarının kullanımı eleştirilebilir. Yine de hükümet, stratejik öneme sahip bu sektörde lider konumda olan Rolls-Royce'a destek vermeyi sürdürüyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Havacılık motorları pazarı, ABD'li GE Aviation ve Pratt & Whitney gibi devlerin yanı sıra Rolls-Royce'un da yer aldığı yoğun rekabete sahne oluyor. Yeni motor geliştirme projeleri, yüksek maliyetler ve uzun vadeli taahhütler gerektiriyor. Devlet destekleri, bu tür Ar-Ge faaliyetlerinde kritik bir rol oynuyor; zira özel sektörün tek başına üstlenmesi zor olan yatırımlar, kamu kaynaklarıyla mümkün hale geliyor. Avrupa'da Airbus ve Fransa merkezli Safran gibi oyuncular da benzer şekilde hükümetlerinden destek alıyor. Küresel ölçekte, havacılık sektörü pandemiden ciddi şekilde etkilendi ve şimdi toparlanma sürecinde. Aynı zamanda, uluslararası sivil havacılık örgütü ICAO'nun karbon ayak izini azaltma yönündeki baskıları, daha verimli motorların geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Rolls-Royce'un bu projesi, İngiltere'nin teknolojik liderliğini pekiştirme ve ihracat potansiyelini artırma açısından da önemli. Şirket, yeni motoru sadece iç pazarda değil, küresel pazarda da satmayı hedefliyor. Ancak, Brexit sonrası tedarik zinciri sorunları ve artan enerji maliyetleri, İngiliz imalat sanayisini zorluyor. Yine de havacılık, yüksek teknoloji ihracatında önemli bir kalem olmayı sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rolls-Royce'un devlet destekli motor geliştirme hamlesi, Türkiye'nin kendi havacılık motoru projeleri açısından dolaylı da olsa bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, savunma sanayisinde yerli ve milli imkanlarla motor geliştirme çalışmalarına hız verirken (örneğin TF-X savaş uçağı ve Hürjet için), İngiltere'nin Rolls-Royce'a sağladığı benzer destekler, kamu-özel işbirliğinin önemini gösteriyor. Ayrıca, Türkiye'nin İngiltere ile savunma sanayii işbirliği potansiyeli bulunuyor; Rolls-Royce'un motor teknolojileri, olası ortak projelerde gündeme gelebilir. Küresel havacılık pazarındaki rekabet, Türk savunma şirketleri için de fırsatlar ve tehditler barındırıyor. Öte yandan, İngiltere'nin kendi sanayisini desteklemesi, Brexit sonrası dönemde ticaret ortaklarını çeşitlendirme çabası olarak da okunabilir. Türkiye, savunma ve havacılıkta kendine yeterliliği artırmak için Ar-Ge yatırımlarını sürdürmeli.