Gelişen piyasa para birimleri, Ortadoğu'da olası bir anlaşmaya yönelik umutların artması ve ABD'den gelen güçlü işgücü piyasası verilerinin risk iştahını canlandırmasıyla birlikte haftaya yükselişle başladı. Yatırımcılar, bölgesel gerilimlerin azalması ve küresel ekonominin resesyon endişelerinden uzaklaşmasıyla daha riskli varlıklara yönelirken, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ve tahvilleri pozitif ayrıştı.
Gelişmenin arka planı
ABD Çalışma Bakanlığı'nın cuma günü açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam beklentilerin üzerinde 254.000 kişi artarken, işsizlik oranı yüzde 3,9 seviyesinde kaldı. Bu veriler, ABD ekonomisinin hâlâ güçlü olduğunu ve Fed'in faiz indirimlerini hızlandırmasına gerek olmadığını gösterdi. Ancak piyasalar, yine de bu yıl iki faiz indirimi beklemeye devam ediyor.
Ortadoğu'da ise İsrail ve Hamas arasında ateşkes görüşmelerinin yeniden canlanması, bölgesel risk primini düşürdü. Mısır ve Katar arabuluculuğunda ilerleyen müzakereler, petrol fiyatlarının gerilemesine ve yatırımcıların gelişen piyasalara yönelmesine katkı sağladı.
Bu gelişmelerle birlikte, MSCI Gelişen Piyasalar Para Birimleri Endeksi yüzde 0,5 yükselirken, Güney Afrika randı, Brezilya reali ve Meksika pesosu en çok kazananlar arasında yer aldı. Türk lirası da diğer gelişen piyasa para birimlerine paralel olarak sınırlı bir artış kaydetti.
Bölgesel ve küresel boyut
Gelişen piyasalar, yıl başından bu yana ABD Merkez Bankası'nın faiz politikasına duyarlı bir seyir izliyor. Güçlü ABD verileri kısa vadede doları desteklese de, risk iştahındaki toparlanma gelişen piyasa varlıklarına olan talebi artırıyor. Özellikle Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimlerin azalması, enerji maliyetlerini düşürerek petrol ithalatçısı gelişen ekonomiler için olumlu bir görünüm yaratıyor.
Asya piyasalarında ise Çin'in teşvik paketleri ve Japonya'nın para politikası normalleşme adımları, bölgesel para birimlerini destekliyor. Güney Kore wonu ve Tayvan doları da hafif değer kazananlar arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu küresel risk iştahı artışı, Türkiye gibi gelişen piyasalara sermaye girişini hızlandırabilir. Ancak Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık gibi yapısal sorunları, kırılganlığını koruyor. Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşu ve jeopolitik riskler (örneğin Suriye, Doğu Akdeniz), TL'nin diğer gelişen piyasa para birimlerine kıyasla daha sınırlı bir performans göstermesine neden olabilir. Yine de küresel likidite koşullarının iyileşmesi, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını bir miktar hafifletebilir.