Reuters ve Ipsos tarafından yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, Amerikan halkının İran ile savaşın başlatılmasının ardından ülkenin İran karşısındaki stratejik konumunun iyileştiğine dair inancının giderek zayıfladığını ortaya koyuyor. Ankete katılan Amerikalıların yalnızca yüzde 23'ü, ABD'nin İran ile savaşın ardından bu ülke karşısında daha güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Bu oran, Cumhuriyetçi seçmenler arasında sadece yüzde 50'de kalırken, Demokratlar ve bağımsızlar arasında ise çok daha düşük seyrediyor. Anket, aynı zamanda Başkan Donald Trump'ın onay oranının da döneminin en düşük seviyelerinden birine gerilediğini gösteriyor.
Arka Plan: İran ile Gerginlikler ve Savaşın Bedeli
ABD'nin İran ile ilişkileri, özellikle 2018 yılında Trump'ın nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesinin ardından hızla tırmanmıştı. Ardından gelen yaptırımlar ve İran'ın anlaşma yükümlülüklerini kademeli olarak askıya alması, iki ülke arasında bir dizi karşılıklı askeri hamleye yol açtı. Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesi, İran'ın Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesiyle sonuçlandı. Bu olaylar zinciri, birçok Amerikalı politikacı ve askeri yetkili tarafından savaş durumu olarak tanımlandı. Ancak anket sonuçları, Amerikan kamuoyunun bu operasyonun stratejik faydasını sorgulamaya başladığını gösteriyor. Ankete göre, sadece yarısı Cumhuriyetçi olmak üzere, Amerikalıların yüzde 77'si ABD'nin İran karşısındaki pozisyonunda bir iyileşme olmadığını düşünüyor. Bu veri, özellikle savaşın maliyeti ve insani bedeline dair artan endişelerle birlikte değerlendirildiğinde daha da anlamlı hale geliyor.
Trump'ın Onay Oranı ve Siyasi Sonuçlar
Reuters/Ipsos anketi, Başkan Trump'ın genel onay oranının döneminin en düşük seviyelerinden birine, yüzde 39'a gerilediğini tespit etti. Bu düşüş, özellikle İran politikasına duyulan güvensizlikle paralellik gösteriyor. Anket, Trump'ın İran konusundaki yaklaşımının, geleneksel olarak Cumhuriyetçi tabandan destek alan askeri müdahale yanlısı seçmenler arasında bile sorgulandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu durumun 2020 başkanlık seçimleri öncesinde Trump'ın yeniden seçilme şansını olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Anket sonuçları, Trump'ın dış politika performansının, özellikle İran gibi hassas bir konuda, seçmen nezdinde bir zafiyet olarak algılandığını gösteriyor. Ayrıca, Amerikan halkının büyük bir kısmı, İran ile savaşın ABD'nin ulusal güvenliğine katkı sağlamadığı ve daha ziyade bölgesel istikrarsızlığı artırdığı görüşünde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anket sonuçları, yalnızca ABD iç politikasını değil, aynı zamanda Ortadoğu'daki güç dengelerini de etkileme potansiyeline sahip. ABD'nin İran'a karşı sert tavrının kamuoyu tarafından onaylanmaması, gelecekteki askeri hamleleri sınırlayabilir ve diplomatik çözüm arayışlarını teşvik edebilir. Özellikle Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel müttefiklerin, ABD'nin İran politikasına verdikleri destek, Amerikan kamuoyunun bu tutumu benimsemesiyle doğrudan ilişkili. Anketteki düşük destek, bu ülkelerin ABD'den bekledikleri askeri taahhütlerin sorgulanmasına yol açabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler devam ederken, ABD'nin caydırıcılık kapasitesinin sorgulanması, bölgedeki diğer aktörlerin pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önemli sinyaller taşıyor. ABD'nin İran konusunda kamuoyu desteğini kaybetmesi, Washington'un bölgede daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin İran ve Irak ile olan sınır güvenliği ve enerji işbirliği dinamiklerini etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin askeri müdahalelere olan kamuoyu desteğinin düşük olması, Türkiye'nin Suriye'deki PKK/YPG ile mücadelesinde ABD'den askeri destek beklentilerini olumsuz etkileyebilir. Ancak diplomatik çözüm arayışlarının ağırlık kazanması, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Bu nedenle, anket sonuçları Türk dış politika yapıcıları için ABD'nin bölgedeki taahhütlerinin geleceğine dair önemli bir gösterge niteliği taşıyor.