İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın hükümetinde önemli görevler üstlenen Angela Rayner (Başbakan Yardımcısı), Lucy Powell (Avam Kamarası Lideri) ve Louise Haigh’in (Ulaştırma Bakanı) sık sık Doncaster’da kurulması planlanan Kuzey Ofisi’nde (No 10 North) çalışması bekleniyor. Düşünce kuruluşu Labour Together’ın hazırladığı yol haritası, merkezin 18 ay içinde 300 personele ulaşmasını öngörüyor. Bu gelişme, Starmer’ın seçim vaatlerinden biri olan “İngiltere’nin her bölgesine eşit hizmet” vizyonunun somut adımı olarak değerlendiriliyor.
Planın Ayrıntıları ve Hedefleri
No 10 North, İngiltere’nin kuzeyinde yer alan Doncaster’da kurulacak ve başkent Londra’daki No 10 Downing Street’in bir uydu ofisi olarak hizmet verecek. Labour Together raporuna göre, ilk aşamada 100 personelle başlayacak merkez, kademeli olarak büyüyecek. Ofiste çalışacak bakanların yanı sıra, hükümet politikalarının kuzey bölgelerinde uygulanmasını koordine edecek ekipler yer alacak. Plan, “bölgesel eşitsizlikleri azaltma” hedefiyle hazırlanmış olup, özellikle ulaşım, konut ve istihdam alanlarında kuzey ile güney arasındaki farkı kapatmayı amaçlıyor.
Raporda ayrıca, merkezin tam kapasite çalışabilmesi için gerekli altyapı yatırımlarının 2025 yılı bütçesinde öncelikli hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Doncaster’ın seçilme nedeni olarak, şehrin ulaşım bağlantılarının güçlü olması ve bölgenin sanayi dönüşümünde öncü roller üstlenmesi gösteriliyor. Starmer’ın “merkeziyetçiliği sonlandırma” söylemiyle uyumlu bu adım, hükümetin yerel yönetimlerle işbirliğini artırmasını da hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere’de bölgesel eşitsizlikler, uzun yıllardır siyasi gündemin en sıcak konuları arasında yer alıyor. Londra’nın aşırı merkezileşmesi, diğer bölgelerde ekonomik durgunluğa ve nüfus kaybına yol açmıştı. Muhafazakâr Parti’nin “Kuzey’i Güçlendirme” vaatleri yetersiz kalmış, 2024 seçimlerinde İşçi Partisi’nin kuzeydeki başarısının anahtarı, “yerelleşme” ve “bölgesel kalkınma” söylemi olmuştu. No 10 North, bu söylemin kurumsal bir yansıması olarak görülüyor.
Küresel bağlamda, İngiltere’nin bu hamlesi, diğer ülkelerdeki benzer merkeziyetçilik karşıtı politikalarla paralellik gösteriyor. Örneğin, Almanya’da eyaletlerin güçlendirilmesi, Fransa’da büyükşehir statülerinin artırılması gibi uygulamalar, ulusal hükümetlerin bölgesel kalkınmaya verdiği önemi ortaya koyuyor. İngiltere’nin bu girişimi, Brexit sonrası ulusal birliği ve ekonomik toparlanmayı sağlama çabası olarak da okunabilir. Ayrıca, İskoçya ve Galler’deki özerklik tartışmalarına bir yanıt niteliği taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’nin bu kararı, Türkiye açısından bölgesel eşitsizlikle mücadele konusunda ilham verici olabilir. Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin ekonomik ağırlığı, diğer bölgelerin gelişimini gölgelemektedir. Bölgesel kalkınma ajansları ve yatırım teşvikleriyle benzer hedefler güdülse de, uygulamada karşılaşılan sorunlar mevcuttur. İngiltere’nin bakan düzeyinde personele sahip bir uydu ofis kurması, Türkiye’nin kalkınma bakanlığı veya bölgesel yönetimler için incelenebilecek bir model sunuyor. Ancak iki ülkenin yönetim yapıları farklı olduğundan, doğrudan uyarlama yerine temel prensiplerden faydalanılması daha uygun olacaktır.