Bangladeş hükümeti, Başbakan Tarique Rahman'ın, eski Başbakan Şeyh Hasina'nın Hindistan tarafından kendilerine iade edilmesine kadar Yeni Delhi'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmeyeceğini açıkladı. Hasina, 2024 yılındaki ölümcül hükümet karşıtı protestoların ardından ülkesinden kaçarak Hindistan'a sığınmıştı. Bu açıklama, iki ülke arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da tırmandırdı.
Gerilimin Arka Planı
Şeyh Hasina, 2009'dan itibaren 15 yıl boyunca Bangladeş'i otoriter bir yönetimle yönetti. Özellikle son dönemde muhalefete yönelik baskılar, insan hakları ihlalleri ve ekonomik sıkıntılar halk arasında büyük bir hoşnutsuzluğa yol açtı. 2024 yazında patlak veren geniş çaplı protestolar, polisin sert müdahalesiyle karşılaştı ve yüzlerce kişinin ölümüne neden oldu. Protestoların ülke geneline yayılması üzerine Hasina, ordunun desteğini kaybederek 5 Ağustos 2024'te ülkeyi terk etmek zorunda kaldı ve helikopterle komşu ülke Hindistan'a sığındı.
Hasina'nın Hindistan'da kalması, Dhaka'daki yeni yönetim ile Yeni Delhi arasında ciddi bir diplomatik kriz yarattı. Bangladeş'te kurulan geçici hükümet, Hasina'nın ülkede işlenen suçlar nedeniyle yargılanması gerektiğini savunuyor ve iade talebinde bulunuyor. Hindistan ise uluslararası hukuk kurallarını öne sürerek bu talebe henüz olumlu yanıt vermedi. Hasina'nın statüsü, Bangladeş'in egemenliğine müdahale olarak algılanıyor ve halk arasında Hindistan karşıtlığı giderek artıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bangladeş ile Hindistan arasındaki bu anlaşmazlık, Güney Asya'daki güç dengelerini etkileme potansiyeline sahip. Hindistan, doğu sınırındaki stratejik konumu nedeniyle Bangladeş ile istikrarlı ilişkiler sürdürmeye önem veriyor. Ancak Hasina'yı iade etmek, Yeni Delhi için hem iç politikada hem de uluslararası alanda zorlu bir süreç anlamına geliyor. Öte yandan Batılı ülkeler ve uluslararası kuruluşlar, Bangladeş'teki demokratik geçişin başarısı için bu gerilimin çözülmesini yakından izliyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, Hindistan ve Çin arasındaki rekabet, Bangladeş'in stratejik önemini daha da artırıyor. Pekin, son yıllarda Bangladeş'e yönelik büyük altyapı yatırımları yaparken, Hindistan da bu ülkeyi kendi etki alanında tutmaya çalışıyor. Bu bağlamda, Hasina krizi, Yeni Delhi'nin bölgedeki nüfuzunu zayıflatabilir ve Çin'e jeopolitik alan açabilir.
Uzmanlar, Tarique Rahman'ın Hindistan ziyaretini erteleme kararının, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma yönelik bir mesaj taşıdığını belirtiyor. Rahman, Hasina'nın iadesi konusunda kararlı olduğu izlenimi veriyor ve böylece ülkesindeki milliyetçi tabanı memnun etmeyi hedefliyor. Öte yandan bu tutum, Hindistan'ın bölgedeki diğer komşularıyla olan ilişkilerini de etkileyebilir. Özellikle Nepal, Bhutan ve Sri Lanka gibi ülkelerin, Yeni Delhi'nin bu krizdeki tutumunu dikkatle izlediği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bangladeş ve Hindistan arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin Güney Asya politikaları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Ankara, son yıllarda Bangladeş ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendiriyor. Türkiye, Hasina sonrası geçiş sürecini destekliyor ve ülkede istikrarın sağlanmasından yana. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik yatırımları ve ticaret hacmi için de önem taşıyor. Öte yandan Türkiye, Hindistan ile dengeli ilişkiler sürdürme konusunda hassas davranıyor. Bu nedenle, krizin büyümesi, Türkiye'nin iki ülkeyle de ilişkilerini dengeleme politikasını zorlayabilir. Ancak Ankara, uluslararası hukuka ve meşruiyete vurgu yaparak, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki istikrar çabaları açısından hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.