Kiev’de sıcak bir akşamüstüydü; yemekten eve dönerken gökyüzü huzurlu görünüyordu. Ancak bu huzur, Rusya’nın neredeyse her gece düzenlediği insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarının gölgesinde yaşanıyor. Ukrayna’nın başkenti, Putin’in “özel askerî operasyon” adını verdiği savaşın en yoğun hava bombardımanına maruz kalan şehirlerinden biri. Şimdiye kadar yüzlerce sivil öldü, binlerce bina hasar gördü. Ancak Kiev halkı, terörü gündelik hayatın bir parçası hâline getirmeyi başardı. İnsanlar sessizce kurtarıyor, tahliye ediyor, değiştiriyor, onarıyor, uyum sağlıyor ve bazen küçük hayvanları kurtarıyor.
Hava saldırıları altında sıradan bir gün
Rusya, 2022 Şubat’ından bu yana Ukrayna’nın enerji altyapısını, askerî hedefleri ve sivil bölgeleri vurmak için binlerce füze ve İHA kullandı. Kiev, savaşın ilk aylarında kuşatma altındayken, şimdi düzenli hava saldırılarıyla karşı karşıya. Her gece sirenler çalıyor, insanlar sığınaklara koşuyor. Sabah olduğunda ise hayat devam ediyor: marketler açılıyor, çocuklar okula gidiyor, insanlar işlerine koşuyor. Ancak bu “normallik” sürekli bir gerilim altında. Bir Kiev sakini, “Artık her patlamada irkilmiyoruz; sadece çok yakınsa endişeleniyoruz” diyor. Şehirdeki birçok apartman, çatısına monte edilmiş “dinleme cihazları” veya İHA dedektörleriyle donatılmış durumda. Gönüllüler, vurulan binalardan enkaz kaldırıyor, hayvanları kurtarıyor. Örneğin, geçen hafta bir apartmanın enkazından bir kedi yavrusu çıkarıldı; bu küçük kurtarma, sosyal medyada umut sembolü oldu. Hayat, bir yandan vahşet bir yandan dayanıklılıkla şekilleniyor.
Savaşın sivil hayata etkisi: Psikolojik ve fiziksel yıkım
Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna’da en az 10.000 sivil öldü. Kiev’de ise can kaybı 500’ün üzerinde. Saldırılar sadece can almıyor; psikolojik travma da yaratıyor. Uzmanlar, Kiev halkında yaygın anksiyete, uyku bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) görüldüğünü belirtiyor. Özellikle çocuklar, siren sesine karşı aşırı duyarlı hâle gelmiş durumda. Buna rağmen insanlar, günlük yaşamı sürdürmek için olağanüstü çaba gösteriyor. Metro istasyonları gece sığınağı olarak kullanılıyor; bazı istasyonlarda yataklar, oyun alanları ve kütüphaneler var. Yerel yönetimler, hasar gören binaların onarımı için fon sağlarken, gönüllü gruplar da destek veriyor. Savaşın fiziksel yıkımının yanı sıra ekonomik etkisi de ağır: Kiev’de işsizlik arttı, birçok iş yeri kapandı. Ancak halk, “belki de en büyük direniş, normal hayata devam etmektir” diyerek yaşam mücadelesini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kiev’deki gündelik hayatın bu portresi, savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Türkiye, savaşın başından beri arabuluculuk çabaları ve insani yardımlarla Ukrayna’nın yanında yer aldı. Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenlik çıkarları, savaşın tırmanmasıyla doğrudan etkileniyor; bu nedenle Kiev’deki direnişin gücü, bölgesel istikrar açısından da önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye’nin Ukrayna ile savunma sanayii iş birliği ve tahıl koridoru anlaşmasındaki rolü, bu savaşın küresel etkilerini yönetmede kritik. Savaşın uzaması, enerji ve gıda fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini de etkiliyor. Dolayısıyla, Kiev halkının dayanıklılığı, sadece Ukrayna’nın değil, Türkiye’nin de istikrarı için bir referans noktası oluşturuyor.