Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in liderliğindeki Birleşik Rusya partisi, 19 Eylül'de düzenlenen Devlet Duması seçimlerinde oyların %49,8'ini alarak 450 sandalyeli parlamentoda üçte iki çoğunluğu elde etti. Seçim sonuçları, Batılı ülkeler ve Ukrayna tarafından gayrimeşru ilan edilirken, Avrupa Birliği (AB) yaptırımların süreceğini duyurdu. Seçimlerin son gününde Ukrayna'nın Moskova'ya düzenlediği insansız hava aracı saldırısında iki kişi hayatını kaybetti.
Seçim sonuçları ve Kremlin'in zaferi
Rusya Merkez Seçim Komisyonu'nun açıkladığı resmi sonuçlara göre, Birleşik Rusya %49,8 oy oranıyla 324 sandalye kazandı. Komünist Parti %18,9 ile 57 sandalye, Adil Rusya %7,4 ile 27 sandalye ve Liberal Demokrat Parti %7,5 ile 21 sandalye elde etti. Böylece Kremlin yanlısı partiler toplamda 450 sandalyenin 429'unu kontrol ediyor. Bu sonuç, Putin'in 2024 seçimleri öncesinde siyasi kontrolünü pekiştirdiği şeklinde yorumlandı.
Seçimlere katılım oranı %51,7 olarak açıklandı. Ancak bağımsız gözlemciler, özellikle büyük şehirlerde usulsüzlük iddialarını dile getirdi. Moskova ve St. Petersburg gibi metropollerde iktidar partisinin oy oranının ülke ortalamasının altında kaldığı bildirildi.
Seçim öncesi dönemde muhalefet lideri Aleksey Navalny'nin hapiste olması ve muhalif adayların seçimlere katılmasının engellenmesi, seçimlerin adil olmadığı yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri, seçimlerin demokratik standartlardan uzak olduğunu rapor etti. AGİT raporunda, medyanın tek taraflı olduğu ve seçim sürecinde baskı unsurlarının görüldüğü belirtildi.
Batı'dan tepki ve yaptırımlar
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, seçimlerin işgal altındaki Ukrayna topraklarında yapılmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Borrell, "AB, seçim sonuçlarını tanımayacak ve Rusya'ya yönelik yaptırımların kapsamını genişletmeye hazır" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ise seçimlerin özgür ve adil olmadığını belirterek, "Rus halkının iradesi bastırıldı" açıklamasını yaptı.
Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'dan yapılan ortak açıklamada, seçimlerin Kırım ve Donbas'ta yapılmasının kınandığı ve sonuçların tanınmayacağı ifade edildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, seçimleri "sözde seçim" olarak nitelendirerek, "Rusya'nın işgal ettiği topraklarda yapılan bu oylama, uluslararası toplum nezdinde hiçbir meşruiyete sahip değildir" dedi.
Bu arada, seçimlerin son gününde Ukrayna ordusunun Moskova'ya düzenlediği insansız hava aracı saldırısında iki sivil hayatını kaybetti. Rus yetkililer, saldırının Ukrayna'nın "terör eylemi" olduğunu savundu. Ukrayna tarafı ise saldırının Rusya'nın savaş suçlarına yanıt olduğunu belirtti. Olay, Rusya'nın başkentinde güvenlik endişelerini artırdı.
Uluslararası boyut ve yaptırımların geleceği
Seçimlerin ardından AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları genişletmesi bekleniyor. AB kaynaklarına göre, yeni yaptırım paketi kapsamında Rus oligarklara, savunma sanayi şirketlerine ve seçim sürecinde rol alan yetkililere ek kısıtlamalar getirilebilir. Ayrıca, Rusya'nın SWIFT sisteminden daha fazla bankanın çıkarılması da masada.
Rusya ise Batı'nın tepkilerini önemsiz bulduğunu gösterdi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Seçimler demokratik bir şekilde gerçekleşti, halk iradesini gösterdi. Batı'nın tanımaması bizi bağlamaz" dedi. Putin, seçim sonuçlarının ardından yaptığı açıklamada, "Rusya'nın iç işlerine karışanlara prim verilmeyecek" mesajı verdi.
Uzmanlar, seçim sonuçlarının Rusya'nın Ukrayna'daki savaş politikasını değiştirmeyeceğini, aksine daha da sertleşebileceğini öngörüyor. Ayrıca, Rusya'nın enerji kartını kullanmaya devam edeceği ve Avrupa'ya gaz akışını siyasi bir araç olarak kullanabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ile hem ekonomik hem de diplomatik ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Duma seçimleri, Moskova'nın Batı ile geriliminde Ankara'nın pozisyonunu zorlaştırabilir. Türkiye, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Rusya ile enerji ve turizm bağımlılığını sürdürüyor. AB'nin yaptırım kararları, Türk şirketlerini de dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve tahıl koridoru gibi konularda Rusya ile işbirliği kritik. Türkiye'nin, seçim sonuçlarını tanımamakla birlikte, Rusya ile diyalog kanallarını açık tutması bekleniyor.