İngiltere'nin Portsmouth kentinde, hükümetin yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınına karşı aldığı önlemler kapsamında yüz maskesi takma zorunluluğunun getirilmesinin ardından karşıt görüşlü gruplar sokaklara döküldü. Kent merkezinde toplanan yüzlerce gösterici, yeni polis yetkilerini protesto etti. Polis, gösteriler sırasında geniş güvenlik önlemleri alırken, olayların büyümesini engellemek için bölgeye takviye ekipler sevk edildi.
Yeni Polis Yetkileri ve Yüz Maskesi Yasağı
İngiltere'de hükümet, salgının yayılmasını kontrol altına almak amacıyla 2020 yılında çeşitli kısıtlamalar getirmişti. Bu kapsamda, belirli kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında yüz maskesi takma zorunluluğu getirilmişti. Ancak bazı kesimler, bu kuralların kişisel özgürlükleri ihlal ettiğini savunarak karşı çıktı. Portsmouth'ta düzenlenen protesto, hem yüz maskesi zorunluluğuna hem de polisin bu kuralları denetleme yetkisinin genişletilmesine karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. Göstericiler, "özgürlük" ve "seçim hakkı" sloganları attı.
Polis yetkilileri, yeni düzenlemelerin halk sağlığını korumak için gerekli olduğunu ve kurallara uymayanlara para cezası uygulanabileceğini belirtti. Ancak protestocular, bu yetkilerin keyfi uygulamalara yol açabileceğini ve demokratik hakların kısıtlandığını öne sürdü. Portsmouth'taki olaylar, ülke genelinde benzer protestoların yaşandığı bir döneme denk geldi; Londra, Manchester ve Birmingham gibi şehirlerde de benzer gösteriler düzenlenmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki yüz maskesi karşıtı protestolar, dünya genelinde salgın önlemlerine yönelik artan hoşnutsuzluğun bir parçası olarak görülüyor. Avrupa'nın birçok ülkesinde ve ABD'de de benzer şekilde, maske zorunluluğu ve sokağa çıkma kısıtlamalarına karşı gösteriler düzenlenmişti. Bu protestolar, salgının ilk dalgasında toplumların büyük çoğunluğu tarafından desteklenen önlemlere karşı zamanla oluşan yorgunluğu ve ekonomik zorlukları yansıtıyor.
Portsmouth'taki gösteriler, İngiltere'de aşırı sağ grupların ve komplo teorisyenlerinin de katılımıyla zaman zaman şiddet olaylarına sahne oldu. Polis, göstericilerin bir kısmının kurallara uymadığını ve çevreye zarar verdiğini bildirdi. Yetkililer, salgın sürecinde toplumsal huzursuzluğun artabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, İngiliz hükümeti, aşılamanın hızlanmasıyla birlikte kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılacağını duyurmuştu; ancak yeni varyantlar endişeleri canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de salgın döneminde benzer şekilde maske zorunluluğu ve sokağa çıkma kısıtlamaları uygulandı; zaman zaman küçük çaplı protestolar görüldü. İngiltere'deki gelişmeler, Türkiye'nin salgın yönetiminde toplumsal rıza ve kolluk yetkileri dengesini nasıl kurduğunu gözden geçirmesi için bir örnek teşkil ediyor. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki seyahat ve ticaretin salgından etkilenmesi, iki ülke ilişkilerinde önemli bir başlık olmaya devam ediyor. Protestoların İngiltere'de siyasi istikrarsızlığa yol açması halinde, Avrupa'daki dengeler ve Türkiye'nin AB ile ilişkileri dolaylı olarak etkilenebilir.