Ukrayna'daki savaştan kaçarak Polonya'ya sığınan bir Ukraynalı kadın, mülteciler için bir can simidi oluşturdu. Ancak şimdi kurduğu organizasyon, bağış yorgunluğu, fon kesintileri ve Ukraynalılara yönelik desteğin azalmasıyla birlikte artan düşmanca tutumla karşı karşıya. Polonya, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından milyonlarca Ukraynalı mülteciye ev sahipliği yapmıştı, ancak savaşın uzaması ve ekonomik zorluklar nedeniyle ülkedeki hava değişmeye başladı.
Destek Azalırken Artan Zorluklar
Polonya, Şubat 2022'de Rusya'nın geniş çaplı işgalinin başlamasından bu yana Ukrayna'dan kaçan en fazla mülteciyi kabul eden ülke oldu. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın ilk aylarında 3 milyondan fazla Ukraynalı Polonya'ya sığındı. Başlangıçta Polonya halkı, mültecilere kapılarını açarak büyük bir dayanışma örneği sergiledi. Ancak aradan geçen iki yılı aşkın sürede, bağışçıların ilgisi azaldı ve ekonomik sıkıntılar arttı.
Ukraynalı kadının kurduğu organizasyon, başlangıçta hızlı bir şekilde büyüyerek barınma, gıda ve hukuki destek sağladı. Fakat şimdi bağış yorgunluğu nedeniyle fon bulmakta zorlanıyor. Aynı zamanda, sosyal medyada ve günlük yaşamda Ukraynalılara yönelik nefret söylemi ve çevrimiçi taciz vakaları artıyor. Polonya'da aşırı sağcı gruplar, Ukraynalı mültecilerin ülke ekonomisine yük olduğunu ve ayrıcalıklı muamele gördüğünü iddia ederek kamuoyunu etkilemeye çalışıyor.
Polonya hükümeti, başlangıçta mültecilere yönelik cömert destek paketleri açıklamıştı. Ancak 2023 sonlarında ve 2024'te bazı yardımlar kısıtlandı. Örneğin, mültecilere sağlanan barınma yardımları ve aylık ödemelerde kesintiler yapıldı. Bu durum, mültecilerin hayatını daha da zorlaştırırken, onlara yardım eden sivil toplum kuruluşlarının yükünü artırdı. Uzmanlar, Polonya'daki Ukraynalı mülteci sayısının hala 1 milyonun üzerinde olduğunu tahmin ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Polonya'daki bu değişim, Avrupa genelinde Ukraynalı mültecilere yönelik tutumun bir yansıması. Savaşın ilk aylarında Avrupa Birliği ülkeleri, Ukraynalılara geçici koruma statüsü vererek benzeri görülmemiş bir dayanışma sergilemişti. Ancak zamanla, enflasyon, enerji krizi ve ekonomik durgunluk gibi faktörler, kamuoyunun önceliklerini değiştirdi. Almanya, Fransa ve diğer AB ülkelerinde de mültecilere yönelik destek azalıyor ve aşırı sağ partiler yükselişe geçiyor.
Bu durum, Ukrayna'nın savaş çabalarını da olumsuz etkiliyor. Mültecilere sağlanan destek, Ukrayna'nın direncini ayakta tutan unsurlardan biri. Polonya gibi kritik bir müttefikte desteğin azalması, Kiev için endişe verici. Ayrıca, Rusya'nın bilgi savaşı ve dezenformasyon kampanyaları, Ukraynalılara yönelik olumsuz algıyı körükleyerek Avrupa'da bölünme yaratmayı hedefliyor.
Uluslararası kuruluşlar, Polonya'daki sivil toplum örgütlerinin karşılaştığı zorluklara dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), fon eksikliği nedeniyle bazı programlarını küçültmek zorunda kaldı. Kızılhaç gibi kuruluşlar da bağışlarda düşüş olduğunu bildiriyor. Uzmanlar, önümüzdeki kış aylarında mültecilerin durumunun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla Ukrayna krizi ve mülteci hareketlerinden doğrudan etkileniyor. Polonya'daki desteğin azalması, Avrupa'da Ukraynalı mültecilere yönelik genel tutumun bir göstergesi. Bu durum, Türkiye'nin zaten üzerinde büyük bir yük olan Suriyeli mülteciler konusundaki hassasiyetini artırabilir. Ayrıca, Avrupa'da artan aşırı sağ ve göç karşıtı söylem, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde ve göç yönetimi işbirliğinde yeni dinamikler yaratabilir. Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası izlerken, insani yardım konusundaki taahhütlerini sürdürmekte zorlanabilir. Bölgesel istikrar için mülteci desteğinin sürdürülmesi kritik.