Rus gazeteci Anna Politkovskaya'nın 20. ölüm yıl dönümü öncesinde eski editörü, Politkovskaya'nın 20 yıl önce Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetimindeki Moskova'nın izleyeceği yolu "öngördüğünü" belirtti. Çeçenistan savaşını ve Putin'in yükselişini haberleştiren Politkovskaya, 7 Ekim 2006'da Moskova'daki apartmanının girişinde silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti.
Politkovskaya'nın mirası ve öngörüleri
Novaya Gazeta gazetesinin eski editörü, Politkovskaya'nın çalışmalarının bugün hâlâ geçerliliğini koruduğunu vurguladı. "Anna, Putin'in Rusya'yı nereye götüreceğini çok net bir şekilde gördü. Onun yazdıkları, bugün Ukrayna'da yaşananların ve Rusya'nın otoriterleşmesinin habercisiydi" dedi. Politkovskaya, özellikle İkinci Çeçen Savaşı sırasında bölgedeki insan hakları ihlallerini ve savaş suçlarını cesurca raporlamıştı. Ayrıca Putin'in iktidara gelişinden itibaren artan baskı ortamını ve muhaliflere yönelik sindirme politikalarını belgelerle ortaya koymuştu.
Ölümünden yıllar sonra, 2014'te beş kişi cinayetten mahkûm edildi, ancak tetikçinin kim olduğu ve emri kimin verdiği hâlâ tam olarak aydınlatılamadı. Uluslararası kuruluşlar ve bağımsız gazeteciler, cinayetin arkasında devlet içindeki güçlü isimlerin olabileceğini savunuyor. Politkovskaya'nın davası, Rusya'da gazetecilere yönelik saldırıların cezasız kalmasının simgesi haline geldi.
Rusya'da basın özgürlüğü ve Putin dönemi
Politkovskaya'nın ölümünden bu yana Rusya'da bağımsız basın büyük ölçüde susturuldu. Novaya Gazeta, 2022'de Ukrayna işgali nedeniyle yayınını askıya almak zorunda kaldı. Birçok gazeteci sürgüne gitmek zorunda kaldı veya hapse atıldı. Putin yönetimi, muhalefeti ve bağımsız medyayı "yabancı ajan" yasaları ve diğer baskıcı düzenlemelerle kontrol altına aldı. Uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde Rusya, en alt sıralarda yer alıyor.
Politkovskaya'nın editörü, onun gazeteciliğinin sadece Rusya için değil, tüm dünya için bir uyarı olduğunu söyledi: "O, otoriterliğin nasıl yükseldiğini ve bunun nelere yol açabileceğini gösterdi. Bugün bu dersleri hatırlamak her zamankinden daha önemli."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Politkovskaya'nın ölüm yıl dönümü, Rusya'da basın özgürlüğünün ve siyasi muhalefetin durumunu bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, Rusya ile karmaşık bir ilişki ağına sahip: enerji bağımlılığı, Suriye ve Libya'daki farklı çıkarlar, S-400 anlaşmazlığı ve Ukrayna savaşındaki denge politikası. Moskova'daki otoriterleşme ve muhalefetin susturulması, Türkiye'nin kendi demokratik standartları ve Batı ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Ayrıca, Rusya'daki baskı ortamı, Türkiye'ye sığınan Rus muhalifler ve gazeteciler üzerinden Türk dış politikasını da etkiliyor. Bu bağlamda, Politkovskaya'nın mirası, otoriter yönetimlerin uluslararası alanda yarattığı riskleri hatırlatıyor.
Politkovskaya'nın hikâyesi, gazeteciliğin ve ifade özgürlüğünün ne kadar kırılgan olabileceğini gösteriyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Batı ile ilişkilerinde basın özgürlüğü ve insan hakları konuları sürekli gündemde. Bu nedenle, Rusya'daki durum, Türkiye'nin kendi iç ve dış politikasında demokratik değerleri ne kadar önemsediğiyle ilgili bir ayna işlevi görebilir. Uluslararası toplumun Putin yönetimine yönelik eleştirileri, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir. Sonuç olarak, Politkovskaya'nın ölüm yıl dönümü, sadece Rusya'nın değil, bölgenin de otoriterleşme ve baskıyla yüzleşmesi gerektiğini hatırlatıyor.