Birleşmiş Milletler Plastik Kirliliği Hükümetlerarası Müzakere Komitesi (INC) Başkanı Luis Vayas Valdivieso, mart ayında yapılacak kritik görüşmelerde küresel plastik anlaşmasının mümkün olduğunu belirtti. Vayas, ülkelerin ortak zemin bulma konusunda istekli olduğunu vurgulayarak, anlaşmanın plastik kirliliğini sona erdirmek için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.
Müzakerelerin Arka Planı
BM Çevre Programı (UNEP) öncülüğünde yürütülen plastik kirliliği müzakereleri, 2022 yılında Nairobi'de düzenlenen BM Çevre Meclisi'nde alınan kararla başlatıldı. 175'ten fazla ülke, plastik kirliliğini sona erdirmek için yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma hazırlamayı taahhüt etti. Müzakereler, plastiğin tüm yaşam döngüsünü kapsayacak şekilde tasarlandı: hammaddeden üretime, tüketime ve atık yönetimine kadar.
INC'nin beşinci oturumu (INC-5) geçtiğimiz yıl Busan, Güney Kore'de yapıldı ancak ülkeler arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle anlaşma sağlanamadı. Petrol üreticisi ülkeler ve plastik endüstrisi, üretim kısıtlamalarına karşı çıkarken; birçok ülke ve çevre örgütü, plastik üretiminin azaltılması ve zararlı kimyasalların yasaklanması çağrısında bulunuyor. Müzakere metninde hala binlerce parantez içi ifade bulunuyor; bu da ülkelerin henüz uzlaşamadığı noktaları gösteriyor.
Vayas Valdivieso, mart ayında yapılacak INC-5.2 oturumunda tarafların daha yapıcı bir tutum sergileyeceğini umut ediyor. Kendisi, "Mart ayında bir anlaşma mümkün. Ülkeler arasında irade var. Ancak metnin dengeli olması ve tüm ülkelerin endişelerini dikkate alması gerekiyor" dedi. Vayas, ayrıca plastik kirliliğinin insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine dair bilimsel raporlara atıfta bulunarak acil eylem çağrısı yaptı.
Küresel Boyut ve Beklentiler
Plastik kirliliği, dünyanın en büyük çevre sorunlarından biri haline geldi. Her yıl 11 milyon tondan fazla plastik okyanuslara karışıyor ve bu rakamın 2040'a kadar üç katına çıkması bekleniyor. Mikroplastikler, gıda zinciri ve insan kan dolaşımına kadar ulaşmış durumda. Bilim insanları, plastik üretiminin kontrolsüz şekilde artmasının iklim krizini de derinleştirdiğini belirtiyor; zira plastik üretimi fosil yakıtlara dayanıyor ve sera gazı emisyonlarını artırıyor.
Anlaşmanın başarısı, büyük ölçüde ABD, Çin, Hindistan ve Suudi Arabistan gibi kilit ülkelerin tutumuna bağlı. ABD, geçmiş müzakerelerde üretim kısıtlamalarına mesafeli yaklaşmıştı; ancak yeni yönetimin iklim politikalarında daha istekli olabileceği belirtiliyor. Çin, plastik üretiminde dünyanın en büyük ülkesi konumunda ve geri dönüşüm altyapısına yatırım yapıyor. Hindistan ise gelişmekte olan ülkelerin finansal ve teknolojik destek alması gerektiğini savunuyor.
Çevre örgütleri, mart ayındaki görüşmelerin kader anı olduğunu vurguluyor. Greenpeace ve WWF gibi kuruluşlar, anlaşmanın plastik üretimini azaltmayı hedeflemesi gerektiğini, aksi takdirde etkisiz kalacağını belirtiyor. Öte yandan plastik endüstrisi temsilcileri, üretim kısıtlamalarının ekonomik kayıplara yol açacağını ve işsizliği artıracağını savunuyor.
Mart ayındaki oturum, pandemi sonrası en geniş katılımlı çevre müzakerelerinden biri olacak. Ülkelerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, bilim insanları ve iş dünyası temsilcileri de sürece dahil olacak. Vayas Valdivieso, tüm tarafların sorumluluk alması gerektiğini belirterek, "Plastik kirliliği sınır tanımıyor. Çözüm de küresel olmalı" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz'e kıyısı olan ve plastik atık ithalatıyla gündeme gelen bir ülke olarak küresel plastik anlaşmasından doğrudan etkilenecek. Türkiye, 2021'de plastik atık ithalatını kısıtlamış olsa da hala önemli miktarda atık alıyor. Anlaşmanın üretim kısıtlamaları içermesi, Türkiye'nin plastik üretim ve geri dönüşüm sektörünü yeniden şekillendirebilir. Ayrıca Türkiye, AB'nin sınırda karbon düzenlemesi ve plastik vergisi gibi politikalarına uyum sağlamak zorunda. Mart ayındaki müzakerelerde Türkiye'nin tutumu, hem çevre hem ekonomi açısından kritik olacak. Türkiye'nin, gelişmekte olan ülkelerle birlikte finansal destek talebinde bulunması ve plastik kirliliğiyle mücadelede daha aktif rol alması bekleniyor.