Pew Araştırma Merkezi tarafından 36 ülkede 42 binin üzerinde katılımcıyla gerçekleştirilen yeni bir küresel kamuoyu araştırması, ABD Başkanı Donald Trump'a ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yönelik uluslararası güvenin ciddi biçimde aşındığını ortaya koydu. Ankete göre, katılımcıların yaklaşık üçte ikisi Trump'ın dünya liderliğine güven duymadığını ifade ederken, ABD'nin güvenilir bir müttefik olduğunu düşünenlerin oranı da önceki yıllara göre belirgin bir düşüş gösterdi. Bu sonuçlar, ABD'nin küresel imajında son yıllarda yaşanan bozulmanın boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Anketin Temel Bulguları ve Arka Plan
Pew'in düzenli olarak yayımladığı küresel tutumlar anketinin son sürümü, Trump yönetiminin uluslararası alanda ne denli olumsuz bir algı yarattığını rakamlarla belgeliyor. Anketin yapıldığı ülkeler arasında ABD'nin geleneksel müttefikleri olan Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya ve Güney Kore'nin yanı sıra Meksika, Brezilya, Güney Afrika gibi gelişmekte olan ülkeler de yer alıyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu Trump'ın dış politikasını bencilce ve öngörülemez bulurken, ABD'nin uluslararası sorunların çözümünde yapıcı rol oynadığına inananların oranı oldukça düşük seviyelerde kaldı.
Özellikle Avrupa ülkelerinde Trump'a yönelik güvensizliğin yüksek olması dikkat çekiyor. Almanya ve Fransa'da katılımcıların yüzde 80'inden fazlası Trump'ın dünya barışı ve istikrarına olumsuz etki yaptığını düşünüyor. Buna karşın, İsrail ve Filipinler gibi bazı ülkelerde Trump'a yönelik nispeten daha olumlu algılar mevcut. Ancak genel tablo, Obama döneminde yüzde 70'lere kadar çıkan ABD lehine küresel imajın, Trump döneminde yüzde 30'ların altına gerilediğini gösteriyor. Ankete göre, ABD'nin güvenilir bir ortak olduğunu söyleyenlerin oranı 2016'dan bu yana neredeyse yarı yarıya azaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Etkiler ve Yansımalar
Pew anketinin sonuçları, yalnızca Trump yönetiminin değil, aynı zamanda ABD'nin küresel liderlik rolünün sorgulanmasına yol açıyor. Uzmanlar, bu güven kaybının ABD'nin diplomatik etkinliğini, ticaret müzakerelerindeki elini ve ittifak sistemlerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Çin ve Rusya gibi rakiplerin, bu imaj erozyonundan faydalanarak kendi nüfuz alanlarını genişletmeye çalıştıkları gözlemleniyor. Ankette, Çin'in uluslararası alandaki etkisinin artık ABD'ninkine yakın algılandığı bazı bölgeler olduğu da belirtiliyor.
ABD'nin güvenilirlik krizi, aynı zamanda küresel çok taraflı kurumların işleyişini de etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, NATO ve Paris İklim Anlaşması gibi yapılardan çekilme ya da bunları zayıflatma yönündeki adımlar, ABD'nin taahhütlerine bağlı kalmayan bir ülke olarak algılanmasına neden oluyor. Anket katılımcıları, ABD'nin uluslararası hukuka ve kurallara dayalı düzene bağlılığının azaldığını düşünürken, bu durumun küresel istikrara uzun vadede zarar verebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pew anketinin sonuçları, Türkiye'nin Batı ittifakı içindeki konumunu yeniden değerlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. ABD'nin azalan güvenilirliği, Türkiye'nin NATO ve diğer Batılı yapılarla ilişkilerinde daha bağımsız ve çok yönlü bir dış politika izlemesini meşrulaştırıcı bir ortam yaratıyor. Aynı zamanda, küresel güç dengelerindeki bu kayma, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile dengeli ilişkiler kurma stratejisini daha anlaşılır kılıyor. Ancak, ABD'nin zayıflayan imajı kısa vadede Türkiye'ye stratejik manevra alanı sağlarken, uzun vadede istikrarsız bir uluslararası sistemin Türkiye gibi bölgesel güçler için riskleri de beraberinde getirdiği unutulmamalıdır.