Petrol fiyatları, Yemen merkezli Husilerin Kızıldeniz'de ticari tankerlere yönelik saldırılarının Orta Doğu'da yeni bir cephe açması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik grevleri genişletme tehdidiyle haftalık bazda sert bir yükselişe geçti. 24 Temmuz itibarıyla Brent petrol varil başına 87 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü de 83 dolar seviyesini aştı. Analistler, bu yükselişin arkasında jeopolitik risk priminin yeniden devreye girdiğini belirtiyor.
Kızıldeniz'de Yeni Gerilim: Husi Saldırıları
Husiler, İsrail-Hamas savaşına tepki olarak Kasım ayından bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde ticari gemilere saldırılar düzenliyor. Son olarak 23 Temmuz'da bir ham petrol tankerine düzenlenen insansız hava aracı ve füze saldırısı, bölgedeki gerginliği tırmandırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin kıyılarına yakın bu sularda uluslararası deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'si gerçekleşiyor. Saldırılar nedeniyle büyük nakliye şirketleri rotalarını Ümit Burnu'na çevirmek zorunda kalırken, bu durum navlun maliyetlerini ve teslimat sürelerini artırdı. Petrol piyasaları, özellikle İran bağlantılı olduğu iddia edilen Husi saldırılarının bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini fiyatlamaya başladı.
Trump'tan İran Tehdidi: Piyasalar Tetikte
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Husilerin saldırılarının arkasında İran'ın olduğunu iddia ederek, 'İran'ı tamamen yok edene kadar vurmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı. Bu söylem, 2018'de nükleer anlaşmadan çekilip İran'a yaptırımları artıran Trump yönetiminin askeri seçeneği masada tuttuğunu gösteriyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ise ham petrol arzının yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik noktada krize yol açabilir. Piyasalar, ABD-İran arasında doğrudan bir çatışmanın petrol fiyatlarını 100 doların üzerine fırlatabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel Etkiler ve Talep Dinamikleri
Jeopolitik risklerin yanı sıra, OPEC+'nın üretim kesintileri ve ABD'deki yaz tatili sezonunda artan talep de fiyatları destekliyor. Ancak Çin'deki yavaş ekonomik toparlanma ve resesyon endişeleri talebi sınırlayabilir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2024'te küresel petrol talebinin günde 1,1 milyon varil artacağını öngörüyor. Kızıldeniz krizi uzarsa, Asya ve Avrupa'ya yapılan sevkiyatlarda gecikmeler ve maliyet artışları enflasyonist baskıyı yeniden körükleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak fiyat artışlarından doğrudan etkileniyor. Kızıldeniz'deki gerilim, Türkiye'nin Mısır ve Körfez ülkeleriyle olan ticaret rotalarını tehdit ederken, Rusya ve Orta Doğu'dan yapılan petrol alımlarının maliyetini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji merkezi olma hedefleri açısından bölgesel istikrarsızlık risk oluşturuyor. Ankara'nın Husilerle doğrudan bir bağlantısı olmasa da, İran ve Suudi Arabistan arasındaki dengeleri gözeterek diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir.