Uluslararası petrol piyasasının temel göstergesi olan Brent cinsi ham petrol, geçen gün Orta Doğu'daki çatışmaların tırmanmasıyla 100 doların üzerine çıktıktan sonra Cuma günü yüzde 5 değer kaybederek varil başına 96 doların altına indi. Bu düşüş, ABD ve Avrupa borsalarının istikrar kazanmasına yardımcı oldu. Yatırımcılar, İsrail ile İran destekli gruplar arasındaki karşılıklı saldırıların petrol arzını kesintiye uğratmayacağı beklentisiyle rahat bir nefes aldı.
Gelişmenin arka planı
Brent petrol fiyatları, Perşembe günü İsrail'in Lübnan'da Hizbullah hedeflerine yönelik düzenlediği hava saldırılarının ardından ilk kez 100 dolar eşiğini aşmıştı. Bu saldırılar, geçtiğimiz hafta Golan Tepeleri'nde 12 genç İsraellinin ölümüne yol açan ve Hizbullah'a atfedilen roket saldırısına misilleme olarak geldi. İsrail ordusu, saldırıların ardından kuzey cephesinde yüksek alarm durumuna geçerken, İran destekli grup da güney Lübnan'dan İsrail topraklarına füze fırlattığını duyurdu. Bu karşılıklı hamleler, bölgesel bir savaşa dönüşme endişelerini artırmış ve petrol fiyatlarını yükseltmişti.
Ancak Cuma günü, piyasa aktörleri bu çatışmaların petrol arzını doğrudan etkilemeyeceği yönünde yorumlar yaptı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine yönelik bir tehdit olmadığı sürece arzın büyük ölçüde süreceğini belirtti. Bu durum, fiyatların geri çekilmesinde etkili oldu. Brent petrolün yanı sıra ABD ham petrolü (WTI) de yüzde 4 civarında değer kaybederek 92 dolar seviyelerine geriledi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinin üretim artırma kararları da fiyatları baskılamaya devam etti.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Doğu'daki gerilim, yalnızca petrol fiyatlarını değil, küresel finans piyasalarını da etkiliyor. Geçtiğimiz hafta yükselişe geçen petrol fiyatları, enflasyon endişelerini artırarak merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini zayıflatmıştı. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki düşüş, borsalar tarafından olumlu karşılandı. New York Borsası'nda S&P 500 endeksi yüzde 0,8, Nasdaq ise yüzde 1,1 değer kazandı. Avrupa'da da Frankfurt DAX ve Londra FTSE endeksleri yüzde 0,5 civarında yükseldi.
Uzmanlar, jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen küresel petrol arzının yeterli olduğunu, özellikle ABD'deki rekor üretimin ve OPEC dışı ülkelerdeki artışın piyasadaki dengenin sağlanmasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Ancak bölgedeki istikrarsızlığın sürmesi halinde fiyatların yeniden 100 doların üzerine çıkabileceği uyarısı da yapılıyor. Özellikle İsrail'in İran'a doğrudan bir saldırı düzenlemesi veya Hürmüz Boğazı'nın kapatılması senaryoları, petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açabilecek riskler olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brent petrolün 96 doların altına inmesi, Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonist baskıları hafifletebilir. Ayrıca, enerji maliyetlerinin azalmasıyla birlikte iç talebin güçlenmesi ve büyümenin desteklenmesi beklenebilir. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail ile ticaret anlaşmazlığı ve Gazze'deki savaş nedeniyle bölgesel tansiyon, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefi ve doğalgaz merkezi projeleri, istikrarlı bir bölgesel ortama bağlı. Bu nedenle Ankara, hem enerji maliyetlerindeki düşüşü hem de bölgesel istikrarı yakından izliyor.