Petrol fiyatları, ABD ile İran arasında yeniden başlayan nükleer müzakerelerin piyasalarda yarattığı iyimserlikle yükselişe geçti. Brent petrol varil başına 85 dolar seviyesine yaklaşırken, Batı Teksas türü ham petrol (WTI) da 81 doların üzerinde işlem görüyor. Yatırımcılar, müzakerelerden çıkacak olası bir anlaşmanın İran'ın petrol ihracatını artırabileceğini ve küresel arz fazlası yaratabileceğini değerlendiriyor. Ancak analistler, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu ve somut bir ilerleme kaydedilmediğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakereler, Umman'ın başkenti Maskat'ta gerçekleşiyor. Bu görüşmeler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması amacını taşıyor. Trump yönetimi döneminde 2018'de anlaşmadan çekilen ABD, İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymuş, İran da buna karşılık uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak anlaşmanın sınırlarını aşmıştı. Biden yönetimi, nükleer programın kontrol altına alınması için müzakerelere dönme sinyali vermişti.
Piyasalar, bu gelişmeleri yakından izliyor çünkü İran'ın yaptırımlar öncesinde günde yaklaşık 2,5 milyon varil olan petrol ihracatı, yaptırımlar sonrasında 500 bin varilin altına düşmüştü. Olası bir anlaşma, İran'ın ihracatını kademeli olarak artırmasına olanak tanıyabilir. Ancak uzmanlar, bu artışın hemen gerçekleşmeyeceğini, altyapı ve lojistik süreçlerin zaman alacağını belirtiyor. Ayrıca İran'ın şu anki üretim kapasitesinin günde 3,8 milyon varil civarında olduğu tahmin ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu müzakereler sadece petrol piyasalarını değil, Ortadoğu'nun jeopolitik dengelerini de etkiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın uluslararası sisteme entegre olmasını temkinli karşılıyor. İsrail ise anlaşmanın İran'a nükleer silah geliştirme konusunda daha fazla alan tanıyacağı endişesiyle sürece karşı çıkıyor. Küresel ölçekte ise Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle enerji arzında yaşanan sıkıntılar, İran petrolünün piyasaya dönüşünü daha da kritik hale getiriyor. Batılı ülkeler, enerji fiyatlarındaki yükselişi kontrol altına almak için İran ile anlaşmayı öncelikli hedef olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran müzakereleri, Türkiye'nin enerji maliyetleri ve dış politikası açısından kritik öneme sahip. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithalatı yapıyor ve İran petrollerine potansiyel bir talep oluşturuyor. Anlaşma sağlanırsa, Türkiye yaptırım endişesi olmadan İran'dan daha fazla enerji alabilir, bu da cari açığı azaltabilir. Ayrıca İran'ın izolasyonunun sona ermesi, bölgesel iş birliğini artırabilir. Ancak müzakerelerin başarısız olması halinde, İran'ın nükleer programı Batı ile gerilimi tırmandırabilir ve Türkiye iki ateş arasında kalabilir. Ankara, bu süreçte denge politikasını sürdürmeye çalışıyor.