Petrol fiyatları, yatırımcıların ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereleri ve Körfez ülkelerinin ihracat stratejilerini değerlendirmesiyle dar bir bantta yatay seyretti. Brent ham petrolü varil başına 82 dolar civarında işlem görürken, Batı Teksas Intermediate (WTI) 78 dolar seviyesinde kaldı. Piyasalar, Tahran’ın nükleer programına yönelik yaptırımların hafifletilmesi ihtimalini ve Suudi Arabistan’ın Asya’ya yönelik resmi satış fiyatlarını (OSP) indirmesini fiyatlıyor.
Müzakereler ve arz endişeleri
ABD ve İran heyetleri, Viyana’da dolaylı görüşmelerde bir araya geldi. Görüşmelerde, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması karşılığında ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ele alınıyor. Eğer bir anlaşma sağlanırsa, İran’ın günlük 1 milyon varili aşan petrol ihracatını artırması bekleniyor. Bu durum, küresel arzda artışa yol açarak fiyatları aşağı çekebilir. Ancak görüşmelerden henüz somut bir sonuç çıkmadı; taraflar arasındaki güvensizlik ve İsrail’in olası askeri müdahale tehdidi belirsizliği koruyor.
Öte yandan, Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco, Asya’daki alıcılar için Ağustos teslimatlı ham petrolün resmi satış fiyatını varil başına 80 sent indirdi. Bu hamle, OPEC+’nın üretim kesintilerini kademeli olarak gevşetme kararının ardından geldi. Grubun, piyasa payını korumak için fiyatları düşürmeye istekli olduğu yorumları yapılıyor. Ayrıca, Libya’daki siyasi istikrarsızlık ve Nijerya’daki arz kesintileri, fiyatları kısmen destekliyor.
Küresel talep ve ekonomik görünüm
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 2024 yılı için küresel petrol talebi artış tahminini günlük 1,1 milyon varile çıkardı. Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama ve Avrupa’da sanayi üretimindeki durgunluk, talep görünümünü gölgeliyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine gitme olasılığı, doları zayıflatacak ve petrol talebini artırabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Buna karşın, ABD’deki ham petrol stoklarının beklenmedik şekilde artması, fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlıyor.
Körfez ülkeleri, Asya pazarındaki rekabeti artırırken, aynı zamanda yeşil enerji yatırımlarına yöneliyor. Suudi Arabistan, 2030 vizyonu kapsamında yenilenebilir enerji kapasitesini artırmayı hedefliyor. BAE ise, nükleer enerji ve hidrojen projeleriyle uzun vadeli petrol bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Bu dönüşüm, kısa vadede petrol arzını etkilemese de, uzun vadede küresel enerji dengelerini değiştirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki yatay seyir, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını doğrudan etkiliyor. İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye’nin İran’dan doğalgaz ve petrol alımlarını kolaylaştırabilir; ancak ABD yaptırımlarına uyum konusunda denge gözetilmesi gerekiyor. Körfez ülkelerinin Asya’ya yönelik fiyat indirimleri, Türkiye’nin de ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, düşük petrol fiyatları, cari açık üzerindeki baskıyı hafifleterek enflasyonla mücadelede olumlu bir etki yaratabilir. Orta Doğu’daki istikrarsızlık ise enerji güvenliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor.