ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, NATO müttefiklerine yönelik sert ve meydan okuyan bir konuşmada, askeri bütçelerini yeterince artırmayan ülkeleri 'beleşçilikle' (free riding) suçlayarak, Avrupa'daki Amerikan askeri varlığının kapsamlı bir incelemeye tabi tutulacağını duyurdu. Hegseth, Brüksel'deki NATO karargahında yaptığı konuşmada, ittifakın Avrupa kanadının savunma harcamalarının GSYİH'nın yüzde 2'si hedefini karşılamakta başarısız olduğunu ve ABD'nin bu yükü tek başına taşıyamayacağını vurguladı. Bu açıklama, Avrupalı müttefikler arasında tedirginlik yaratırken, ABD'nin NATO'ya olan bağlılığının sorgulanmasına neden oldu.
Hegseth'in sert mesajları ve ABD'nin yeni stratejisi
Pete Hegseth, konuşmasının başında ABD'nin NATO'ya olan bağlılığının sarsılmaz olduğunu belirtse de, hemen ardından gelen ifadelerle eleştiri oklarını Avrupalı müttefiklere yöneltti. "Askeri harcamaları artırmayan ülkelerin korunmasının ABD vergi mükellefleri üzerinde adil olmayan bir yük oluşturduğunu" söyleyen Hegseth, bu ülkelerin gelecekte Amerikan askeri desteğine daha az güvenebilecekleri uyarısında bulundu. Bakan, ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesi için bir inceleme başlattığını ve bu incelemenin personel sayıları, üsler ve lojistik altyapıyı kapsayacağını açıkladı. Hegseth ayrıca, NATO'nun savunma harcamaları hedefinin yalnızca yüzde 2 değil, yüzde 4'e çıkarılması gerektiğini savundu ve bu orana ulaşan ülkelerin sayısının yetersizliğine dikkat çekti.
ABD Savunma Bakanı'nın bu sözleri, özellikle NATO'nun doğu kanadında Rus tehdidine karşı hassas olan Polonya ve Baltık ülkeleri gibi üyelerde endişe yarattı. Hegseth, incelemenin tamamlanmasının ardından bazı ülkelerdeki Amerikan asker sayısının azaltılabileceğini ima ederek, ciddiyetini vurguladı. Ancak konuşmasında, savunma harcamalarını artıran ülkelerin ABD'nin desteğini daha fazla göreceği yönünde de bir teşvik mesajı verdi.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO'nun geleceği sorgulanıyor
Hegseth'in bu açıklamaları, ABD'nin NATO'ya yaklaşımındaki değişimin bir devamı olarak görülüyor. Özellikle son yıllarda ABD yönetimleri, Avrupalı müttefiklerin savunma bütçelerini artırmaları konusunda baskı yapıyor. Ancak Hegseth'in doğrudan 'beleşçilik' suçlaması, diplomatik üslup açısından bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Bu gelişme, NATO içinde mevcut olan güven bunalımını daha da derinleştirebilir. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşında ilerleyişini sürdürdüğü bir dönemde, Transatlantik dayanışmanın bu tür tartışmalarla zayıflaması Moskova'nın işine yarayabilir. Uzmanlar, ABD'nin bu stratejisinin NATO'nun caydırıcılık kapasitesini zayıflatma riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu doğrudan etkileyen bir boyuta sahip. Türkiye, savunma harcamalarında GSYİH'sının yaklaşık yüzde 1,5'ini ayırarak yüzde 2 hedefinin altında kalıyor. Hegseth'in 'beleşçilik' suçlaması, Ankara'yı da hedef alabilecek bir retorik içeriyor. Ancak Türkiye'nin NATO'nun güney kanadında ve en uzun kara sınırına sahip üye olarak oynadığı kritik rol, bu tür suçlamaları dengeliyor. Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli atılımları ve aktif katkıları, yalnızca bütçe oranıyla değerlendirilmemesini gerektiriyor. Küresel bağlamda, ABD'nin Avrupa'da varlığını azaltması, Türkiye'nin bölgesel güvenlik dinamiklerindeki ağırlığını artırabilir. Ancak Ankara'nın, ABD'nin yeni stratejisine uyum sağlamak adına savunma harcamalarını artırması ve NATO bütünlüğünü koruma yönünde adımlar atması bekleniyor.