Peru'da 6 Haziran Pazar günü gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinin ikinci turunda, solcu aday Roberto Sanchez, merkez sağcı rakibi Maria Garcia'nın yaklaşık 15 bin oy önünde yer alıyor. Ancak 18 milyondan fazla oyun sayıldığı seçimde farkın çok düşük olması nedeniyle kesin sonuç henüz ilan edilemedi. Yetkililer, özellikle kırsal bölgelerden gelen oyların sayımının devam ettiğini ve nihai sonucun birkaç gün içinde açıklanabileceğini belirtiyor.
Seçimin arka planı ve adaylar
Peru, son yıllarda siyasi istikrarsızlık ve yolsuzluk skandallarıyla sarsılmış durumda. 2016'dan bu yana dört farklı başkan göreve geldi. Mevcut Başkan Francisco Sagasti, geçici olarak görev yapıyor ve seçimlerin ardından görevi devredecek. İlk turda en yüksek oyu alan Sanchez ve Garcia, ikinci tura kalmıştı.
Roberto Sanchez, Peru'nun ekonomik eşitsizliklerine odaklanan bir kampanya yürüttü. Maden şirketlerine yönelik daha sıkı düzenlemeler, sağlık ve eğitim yatırımları vaat etti. Maria Garcia ise serbest piyasa ekonomisi ve yabancı yatırımı teşvik eden bir politika izledi. Garcia, Sanchez'in politikalarının ülkeyi Venezuela benzeri bir krize sürükleyeceği uyarısında bulundu.
Seçim süreci, COVID-19 salgınının gölgesinde geçti. Ülkede 200 bine yakın can kaybına neden olan salgın, sağlık sisteminin kırılganlığını ortaya çıkardı ve ekonomik sorunları derinleştirdi. İşsizlik oranı yüzde 15'in üzerinde seyrediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru'daki seçim sonucu, Latin Amerika'da yükselen sol dalga açısından belirleyici olabilir. Son yıllarda Meksika, Arjantin, Bolivya ve Şili'de sol eğilimli liderler iktidara geldi. Sanchez'in zaferi, bölgedeki bu eğilimi güçlendirecek. Ancak Garcia'nın kazanması durumunda, bölgedeki sağ hükümetlerin sayısı artacak.
Ekonomik açıdan Peru, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri. Madencilik sektörü, ülke ihracatının yarısından fazlasını oluşturuyor. Sanchez'in maden şirketlerine yönelik politikaları, küresel bakır piyasasını etkileyebilir. Ayrıca Peru, Çin'in Latin Amerika'daki en büyük ticaret ortaklarından biri. Çin, Peru'nun en büyük ihracat pazarı konumunda. Seçim sonucu, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri de şekillendirecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru, Türkiye'nin Latin Amerika'daki önemli ticaret partnerlerinden biridir. 2020 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 500 milyon dolar seviyesindeydi. Peru'da siyasi istikrar, Türk firmalarının bölgedeki yatırımları açısından önem taşıyor. Sanchez'in seçilmesi durumunda, daha devletçi politikalar benimsenmesi yabancı yatırım koşullarını etkileyebilir. Ayrıca Peru'daki siyasi yönelim, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkilerinde dikkate alması gereken bir faktör. Bölgedeki sol dalga, Türkiye'nin Brezilya, Arjantin gibi ülkelerle olan ilişkilerine benzer bir dinamiği Peru için de yaratabilir. Türk Dışişleri Bakanlığı, seçim sürecini yakından takip ediyor.