Peru'nun yeni hükümeti, Hong Kong ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını (STA) bu yıl içinde yürürlüğe koymayı taahhüt etti. Bu adım, ülkenin Güney Amerika ile Asya-Pasifik arasında ticari bir köprü olma hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak yeni hükümetin ilk kapsamlı politika programında Çin anakarasına doğrudan bir atıf yapılmaması dikkat çekiyor. Peru Devlet Başkanı Dina Boluarte'nin hükümeti, ihracatı çeşitlendirmek ve bölgesel ticaret bağlantılarını güçlendirmek amacıyla Hong Kong anlaşmasını önceliklendiriyor.
Anlaşmanın kapsamı ve önemi
Peru ile Hong Kong arasındaki serbest ticaret anlaşması, ilk olarak 2023 yılında imzalanmıştı. Anlaşma, çoğu Peru ihracatının Hong Kong'a gümrüksüz girmesini sağlayacak ve hizmet ticareti ile yatırım alanlarında da kolaylıklar getirecek. Hong Kong, Çin'in özel yönetim bölgesi olmasına rağmen, kendi gümrük bölgesi olarak işlev görüyor ve Peru'nun Asya-Pasifik pazarına açılan önemli bir kapı niteliği taşıyor. Peru hükümeti, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte özellikle tarım ürünleri, madencilik ekipmanları ve deniz ürünleri ihracatında artış bekliyor.
Peru, bu anlaşmayla birlikte Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) toplantılarına da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2024 yılında APEC zirvesine ev sahipliği yapacak olan Peru, bu süreçte bölgesel ticaret entegrasyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Hong Kong anlaşması, Peru'nun bu hedefi doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor.
Çin'e yönelik temkinli yaklaşım
Yeni hükümetin kapsamlı politika programında Çin anakarasına doğrudan atıf yapılmaması, bazı gözlemciler tarafından temkinli bir yaklaşım olarak yorumlanıyor. Peru, Çin ile köklü ticari ilişkilere sahip; Çin, Peru'nun en büyük ticaret ortağı ve bakır, çinko ve balık unu gibi ürünlerin ana alıcısı. Ancak hükümetin programında Çin'e yer vermemesi, Çin'in bölgedeki etkisini dengeleme arzusundan kaynaklanıyor olabilir. Peru, aynı zamanda ABD ile de yakın ekonomik ve güvenlik ilişkileri yürütüyor.
Uzmanlar, Peru'nun Hong Kong anlaşmasını öne çıkararak, Çin ile ticaretini artırırken, Çin anakarasıyla doğrudan bağları konusunda daha dikkatli bir dil kullanmaya çalıştığını belirtiyor. Bu strateji, hem ekonomik faydaları maksimize etmek hem de jeopolitik hassasiyetleri yönetmek olarak yorumlanıyor. Peru'nun bu hamlesi, Güney Amerika'da benzer bir denge gözeten diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir.
Bölgesel ve küresel etkiler
Peru-Hong Kong STA'sı, Latin Amerika ile Asya arasındaki ticari bağların derinleşmesi açısından önemli bir gelişme. Bu anlaşma, Peru'nun özellikle Asya-Pasifik'e açılımını hızlandıracak ve bölgesel tedarik zincirlerine entegrasyonunu kolaylaştıracak. Ayrıca, Hong Kong'un Çin anakarasıyla olan siyasi krizlere rağmen, uluslararası ticaret merkezi olma niteliğini koruduğunu gösteriyor.
Anlaşma, Güney Amerika'daki diğer ülkelerin de Asya ile ticaret anlaşmaları yapma konusundaki isteklerini artırabilir. Şili, Meksika ve Brezilya gibi ülkeler halihazırda Asya ülkeleriyle benzer anlaşmalar yürütüyor veya müzakere ediyor. Peru'nun hamlesi, bölgedeki Asya-Pasifik yönelimli ticaret politikalarının bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Küresel ölçekte ise, bu tür ikili anlaşmalar, çok taraflı ticaret müzakerelerinin tıkanması durumunda ülkelerin alternatif yollar aradığını gösteriyor. Peru, bu adımla birlikte ticaret politikasını çeşitlendirerek dışa bağımlılığını azaltmayı ve ekonomik direncini artırmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru-Hong Kong anlaşması, Türkiye'nin dış ticaret stratejileri açısından dolaylı bir örnek teşkil edebilir. Türkiye, Latin Amerika ve Asya-Pasifik pazarlarına açılım konusunda benzer arayışlar içinde. Özellikle Asya'da Hong Kong, Singapur ve Güney Kore gibi ticaret merkezleriyle anlaşmalar yapmak, Türkiye'nin ihracatını çeşitlendirmesine katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin bu bölgelerle mevcut anlaşmaları sınırlı; bu nedenle Peru'nun bu adımı, Türk karar alıcılar için önemli bir model sunuyor. Ayrıca, küresel ticarette yaşanan bölgeselleşme eğilimi, Türkiye'yi de kendi ticaret anlaşmalarını hızlandırmaya sevk edebilir. Peru'nun bu hamlesi, Türkiye'nin Orlando gibi bölgesel oluşumlarla ilişkilerini güçlendirmesi konusunda da ilham verici olabilir.